Se ha denunciado esta presentación.
Utilizamos tu perfil de LinkedIn y tus datos de actividad para personalizar los anuncios y mostrarte publicidad más relevante. Puedes cambiar tus preferencias de publicidad en cualquier momento.

2012 yılı Bütçe Sunuş Konuşması 26 Ekim 2011

  • Sé el primero en comentar

  • Sé el primero en recomendar esto

2012 yılı Bütçe Sunuş Konuşması 26 Ekim 2011

  1. 1. 26 Ekim 2011
  2. 2. T.C.MALİYE BAKANLIĞI2012 YILIBÜTÇE SUNUŞ KONUŞMASI(TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu)Mehmet ŞİMŞEKMaliye Bakanı26 Ekim 2011
  3. 3. 2
  4. 4. 3Sayın Başkan,Plan ve Bütçe Komisyonunun Saygıdeğer Üyeleri,Değerli Basın Mensupları,Hepinizi saygıyla selamlıyorum.Öncelikle Van’daki depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızaAllah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve yaralı vatandaşlarımıza ise acil şifalardiliyorum.17 Ekim 2011 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 2012yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı ile 2010 yılı Kesinhesap KanunTasarısının görüşmelerine bugün başlıyoruz.2012 YILIMERKEZİ YÖNETİMBÜTÇE SUNUŞKONUŞMASI(TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu)MEHMET ŞİMŞEKMALİYE BAKANI26 Ekim 2011
  5. 5. 4Ülkemizin imkan, ihtiyaç ve orta vadeli hedeflerini esas alarak,hazırladığımız ve huzurlarınıza getirdiğimiz 2012 Yılı Bütçesi, AK PartiHükümetlerinin onuncu bütçesidir.Büyük bir titizlikle hazırladığımız bu bütçe, önceki bütçelerimizdeolduğu gibi;Ekonomik ve finansal istikrarı önceliklendiren,Mali disiplini güçlendiren,Reel ekonomiyi destekleyen,Ekonomik ve sosyal kalkınmaya odaklanan,Toplumsal refahı gözeten,Ülkemizin ihtiyaç duyduğu yatırımlara yeterli kaynak ayıran,bir bütçedir.2012 bütçesini Orta Vadeli Programda öngörülen gerçekçimakroekonomik varsayımları baz alarak hazırladık.Sayın Başkan,2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2010 YılıKesinhesap Kanunu Tasarısı, Komisyonunuzun yapacağı yoğun ve özveriliçalışmalarla değerlendirilecek ve yapıcı katkılarınız sayesinde en iyi şeklinialarak Genel Kurul’a sunulacaktır.Yapacağınız yoğun çalışmalar ve katkılarınız için Sayın Başkan size veKomisyonun değerli üyelerine şimdiden teşekkür ediyorum.Bugünkü sunumuma dünya ve Türkiye ekonomisinin görünümü ile ilgilibir değerlendirme yaparak başlamak istiyorum. Daha sonra 2010 yılı MerkeziYönetim Kesinhesabı ve 2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi konusunda sizlerebilgi sunacağım.
  6. 6. 5DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜDÜNYA VE TÜRKİYEEKONOMİSİNDEKİSON GELİŞMELERKüresel Büyüme (1950-2011, Yüzde)-10123456781950195219541956195819601962196419661968197019721974197619781980198219841986198819901992199419961998200020022004200620082010Kaynak: IMFOrtalama Büyüme: 3,9
  7. 7. 6Sayın Başkan, Değerli Üyeler,Küresel kriz sonrasında alınan olağanüstü tedbirler sonucundatoparlanma sürecine giren dünya ekonomisi, son aylarda artan risklerle karşıkarşıya kalmıştır.Bu riskler üç ana kaynaktan beslenmektedir;Avro Bölgesindeki kamu borç krizi,Bankacılık sisteminin zayıf yapısı ve gelişmiş ülkelerdeki kamu borçkrizinin bankalara sirayet etme ihtimali,Başta ABD’de olmak üzere gelişmiş ülkelerde büyümenin zayıfkalması ve yeterince istihdam yaratılamamasıdır.2011 yılının ikinci çeyreğinden itibaren küresel piyasalarda AvroBölgesi kaynaklı aşağı yönlü riskler belirginleşmeye başlamıştır. Portekiz,İrlanda ve Yunanistan gibi Avrupa Birliğinin çevre ülkelerinde başlayan kamuborçlarının sürdürülebilirliğine ilişkin endişeler daha sonra İspanya vedünyanın üçüncü en borçlu ülkesi olan İtalya’yı da etkisi altına almıştır.2010 yılının başında belirginleşen bu krizin çözümüne yönelik şimdiye kadarpiyasaları ikna edici bir siyasi irade ortaya konulamamıştır.Küresel krizle birlikte bilançoları bozulan bankacılık sektörü henüzkrizin yaralarını saramadan Avro Bölgesindeki kamu borç krizininberaberinde getirdiği daha büyük riskler ile karşı karşıya kalmıştır. Başka birdeyişle, portföyünde kamu borç sorunu yaşayan ülkelerin tahvillerini tutanbankalarda bu tahvillerin piyasa değerinin düşmesi nedeniyle ciddi sermayeihtiyacı ortaya çıkmıştır.Dünya ekonomisinin en önemli büyüme motorlarından biri olan ABD’dekriz sonrası büyümenin güçlü olmaması ve yeterli düzeyde istihdamyaratamaması küresel ekonomiye ilişkin beklentileri olumsuz
  8. 8. 7etkilemektedir. Ayrıca yüksek bütçe açıkları ve artan kamu borç stokusorunu karşısında gelişmiş ülkeler kredibilitesi yüksek bir orta vadeli malikonsolidasyon programını hayata geçirememişlerdir. Bu durum piyasalardatüketici ve yatırımcı güvenini zedelemiş ve küresel büyüme beklentileriniolumsuz etkilemiştir.Nitekim IMF, Eylül sonunda yayımladığı Dünya Ekonomik GörünümRaporu’nda 2011 ve 2012 küresel büyüme tahminlerini aşağıya doğru revizeetmiştir. Buna göre; 2010 yılında yüzde 5,1 büyüyen dünya ekonomisinin2011 ve 2012 yıllarında yavaşlayarak yüzde 4 civarında büyümesi tahminedilmektedir. Her ne kadar yüzde 4 makul bir büyüme oranı gibi görünse deÇin ve Hindistan hariç tutulduğunda büyüme oranı yaklaşık yüzde 2,7’yedüşmektedir. Tüm gelişmekte olan ülkeleri hariç tuttuğumuzda ise bu oran1,6 civarına gerilemektedir. Diğer bir deyişle dünyadaki yüzde 4’lükbüyümenin yarısından fazlası gelişmekte olan ülkelerdenkaynaklanmaktadır.4,02,7-0,51,5 1,64,38,24,57,5-10123456789Dünya Çin veHindistanHariç DünyaJaponya ABD Euro Bölgesi Orta ve DoğuAvrupaGelişmekteOlan AsyaLatin Amerika TÜRKİYEGelişmekte Olan ÜlkelerKaynak: IMF, OVP2011 Yılı Büyüme Oranları (Yüzde)
  9. 9. 8Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan birçok ülkedebüyüme bir miktar hız kaybetse de hala güçlü konumdadır. Gelişmekte olanülkelerin 2011 yılında yüzde 6,4, 2012 yılında ise yüzde 6,1 büyüyeceğitahmin edilmektedir. Yine Çin ve Hindistan hariç tutulduğunda bu rakamlarsırasıyla yüzde 4,6 ve 4,2’ye düşmektedir.Büyüme Oranları (Yüzdelik Değişim, Yıllık)-8-6-4-20246810122002-Ç12002-Ç32003-Ç12003-Ç32004-Ç12004-Ç32005-Ç12005-Ç32006-Ç12006-Ç32007-Ç12007-Ç32008-Ç12008-Ç32009-Ç12009-Ç32010-Ç12010-Ç32011-Ç1Gelişmiş Ülkeler Gelişmekte Olan ÜlkelerKaynak: IMFTürkiye Ekonomisinde Mevsimsellikten ArındırılmışGSYH (2008 Ç1=100)Kaynak: TÜİK100,087,0108,7808590951001051102007-Ç1Ç2Ç3Ç42008-Ç1Ç2Ç3Ç42009-Ç1Ç2Ç3Ç42010-Ç1Ç2Ç3Ç42011-Ç1Ç2
  10. 10. 9Türkiye ekonomisi, 2010 yılında yüzde 9, 2011 yılının ilk yarısında iseyüzde 10,2’lik büyüme oranı ile küresel büyüme liginde en üst sıralardayerini almıştır. Türkiye ekonomisi, Haziran sonu itibarıyla sabit fiyatlarlakriz öncesi seviyesini yüzde 9 oranında aşmışken, birçok ülke henüz krizöncesi GSYH rakamlarını yakalayamamıştır.2010 yılının tamamında ve 2011 yılının ilk yarısındaki güçlü ve hızlıbüyümenin en önemli kaynakları özel tüketim ve sabit sermaye yatırımlarıolmuştur. Özellikle özel sektör yatırımlarında görülen hızlı artış, ekonomininileriye yönelik üretim kapasitesinin arttığına işaret etmektedir.Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 7,5, gelecek yıl ise dünyaekonomisindeki belirsizlikler ve en büyük pazarımız olan Avrupa Birliğindekisıkıntılar nedeniyle yüzde 4 civarında büyüyeceği öngörülmektedir.Küresel kriz döneminde ve sonrasında ülkemizde tüm politika araçlarıorta vadeli bir perspektifle, zamanında ve kararlı bir biçimde kullanılmıştır.Türkiye, krizle mücadelede dünyaya örnek bir ülke olmuştur. Bu nedenleTürkiye ekonomisinin güçlü performansı bir tesadüf değildir. Çin veHindistan’ı hariç tuttuğumuzda gerek büyümede gerekse istihdamyaratmada dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerine göre büyük birbaşarı söz konusudur.Sayın Başkan, Değerli Üyeler,Küresel krizin en yıkıcı etkilerinden birisi de istihdam üzerindegörülmüştür. 2010 yılında dünyadaki işsiz sayısı 2007 yılına göre 27,7 milyonkişi artarak 205 milyon kişiye ulaşmıştır. Birçok ülkede krizle birliktekatlanan işsizlik oranları halen kriz öncesi seviyesine düşürülememiştir.Kriz öncesi dönemde Avro Bölgesi’nde ve ABD’de işsizlik oranları yüzde7,6 ve 4,6 iken, 2010’da sırasıyla 10,1 ve 9,6’ya yükselmiştir. Ancak
  11. 11. 10ekonomideki toparlanmaya rağmen son verilere göre Avro Bölgesi’nde veABD’de işsizlik oranları kriz öncesi seviyenin hala üstünde, sırasıyla yüzde9,7 ve 9,1 düzeyindedir. Bu rakamlar ABD için son 27, Avro Bölgesi için son12 yılın en yüksek işsizlik oranlarını ifade etmektedir.Türkiye’de ise işsizlik oranı kriz öncesi seviyelerin altına gerilemiştir.Aralık 2007’de yüzde 10,9 olan manşet işsizlik oranı 2011 Temmuz itibarıylayüzde 9,1’e düşmüştür. Mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı iseyüzde 10,1’e gerilemiştir. Bu rakamlarla Türkiye, işsizlik oranını kriz öncesidönemin altına indiren nadir ülkelerden biri olmuştur. Ayrıca eklemekgerekir ki bu başarı, işgücüne katılım oranının hızla arttığı bir konjonktürdegerçekleşmiştir. İşgücüne katılım oranı, Temmuz 2011 döneminde, 2007yılına göre 5 puanlık bir artış kaydederek yüzde 51,2 seviyesine ulaşmıştır.80100120140160180200220Ocak07Nisan07Temmuz07Ekim07Ocak08Nisan08Temmuz08Ekim08Ocak09Nisan09Temmuz09Ekim09Ocak10Nisan10Temmuz10Ekim10Ocak11Nisan11Temmuz11Kaynak: Eurostat, TÜİKABDABD, Avro Bölgesi ve Türkiye’de Mevsimsellikten Arındırılmış İşsizlikOranları (Aralık 2007=100)Avro BölgesiTürkiye
  12. 12. 11Bu dönemde ekonomimizde dikkat çeken bir başka husus büyümeninyüksek oranda istihdam yaratmasıdır. Türkiye 2007 yılından bu yana 4,2milyon istihdam yaratarak, büyük bir başarı elde etmiştir. Aynı dönemde,AB-27’de net 1,6 milyon istihdam kaybı yaşanmıştır.Sayın Başkan, Değerli Üyeler,Dünya ekonomisinde bugünkü sorunların kaynağı, küresel kriz ilebirlikte ortaya çıkan özel sektör bilanço problemlerinin zamanla bir kamuborç sorununa dönüşmesidir. Bugün yüksek kamu borçları ve buna bağlıolarak finans sektöründe artan kırılganlıklar sonucunda, ülkelerin 2008’ekıyasla maliye politikasında manevra ve müdahale alanı oldukça daralmıştır.Birçok ülkenin uzun dönem büyüme potansiyeli zayıflamıştır.Kriz öncesi dönemde gelişmiş ülkelerde ortalama yüzde 1,1 olan geneldevlet bütçe açığının GSYH’ya oranı, 2009 ve 2010 yıllarında sırasıyla yüzde8,7 ve 7,5’e çıkmıştır. 2011 ve 2012 yıllarında ise bu oranın yüzde 6,5 ve 5,2olacağı öngörülmektedir. Avro Bölgesi’nde ise kriz öncesi dönemde yüzde0,7 olan bu oran 2009 ve 2010 yıllarında yüzde 6,3 ve 6’ya yükselmiştir.-2,1-1,6-1,4-0,3-0,3-0,3-0,2-0,2-0,1-0,1-0,1-0,10,00,00,20,20,30,91,34,2-3 -2 -1 0 1 2 3 4 5İspanyaAB-27Avro BölgesiYunanistanİrlandaİngilterePortekizLitvanyaHırvatistanİtalyaMacaristanDanimarkaÇek CumhuriyetiİzlandaBelçikaFransaİsveçPolonyaAlmanyaTÜRKİYE2007-2011 Döneminde Ülkeler İtibarıyla Yaratılan İstihdam*(Milyon Kişi)Kaynak: Eurostat, OECD, TÜİK* Ülkelerin son açıklanan verileri kullanılmıştır.
  13. 13. 12Alınan önlemlerin etkisiyle bütçe açığının GSYH’ya oranının 2011 ve 2012yıllarında yüzde 4,1 ve 3,1’e düşeceği tahmin edilmektedir.Alınan birçok tedbire rağmen bazı ülkelerde bütçe açığının yukarıdaifade ettiğimiz ortalamaların çok üstünde kalacağı tahmin edilmektedir.Örneğin, 2012 yılında bütçe açığının GSYH’ya oranı, Japonya’da yüzde 9,1,İrlanda’da yüzde 8,6, ABD’de yüzde 7,9, İngiltere’de yüzde 7, Yunanistan’dayüzde 6,9 ve İspanya’da yüzde 5,2 olarak öngörülmektedir.Gelişmekte olan ülkeler ise kriz öncesi dönemde GSYH’ya oran olarakyüzde 1,2 genel devlet bütçe fazlası vermişlerdir. Krizde bu ülkelerin bütçefazlası bütçe açığına dönüşmüş ve açığın GSYH içindeki payı 2009 ve 2010yıllarında sırasıyla yüzde 4,1 ve 2,9 olarak gerçekleşmiştir. 2011 ve 2012yıllarında ise bu oranın yüzde 1,9 ve 1,7’ye gerilemesi beklenmektedir.Ülkemizde ise krizden önce binde 2 olan genel devlet bütçe açığınınGSYH’ya oranı küresel krizin etkisiyle 2009 yılında yüzde 5,5’e yükselmiş,Hükümetimizin aldığı tedbirler sayesinde 2010 yılında yüzde 2,9’aJaponyaYunanistanBelçikaABDHindistanKanadaFransaİngiltereBrezilyaArjantinPolonyaMeksikaTürkiyeİspanyaİrlandaPortekizİtalyaAvusturyaBulgaristanAvro BölgesiMacaristan0123456789100 50 100 150 200 250 300Borç Stoku/GSYH (Yüzde)BütçeAçığı/GSYH(Yüzde)Bütçe Açıkları ve Borç Stoku (2012)Kaynak: IMF, OVP
  14. 14. 13düşürülmüştür. Bu oranın 2011 yılında yüzde 1, 2012 yılında ise binde 8olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz.Şayet küresel krize 1990’lı yıllar ile 2000’li yılların başındaki gibiyüksek bütçe açıkları ile yakalansaydık, küresel krize karşı hareket alanımızolmayacaktı ve kriz ülkemiz üzerinde yıkıcı bir etki gösterecekti. Plan veBütçe Komisyonunda geçen yıl ifade ettiğim gibi ülkemiz ilk defa bir krizikendi imkan ve programı ile aşmıştır. Son 60 yılın en büyük küresel krizininyaşandığı bu dönemde bir IMF programı veya Mali Kural olmadan da malidisiplinin sürdürülebileceğini gösterdik.Artan bütçe açıkları, ülkelerin kamu borç stoklarını şişirmiştir. Budönemde gelişmiş ülkelerin kamu borç stoklarının GSYH’ya oranı krizöncesine göre ortalama 30 puan artmıştır. Bugün ciddi bir borç krizi ile karşıkarşıya olan Avro Bölgesi’nde ortalama kamu borç stokunun GSYH’ya oranı2007 yılında yüzde 66,4 iken bu oranın 2011 sene sonu itibariyle yüzde 90seviyesine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Benzer şekilde bu oran ABD içinyüzde 62,3’ten yüzde 100’e yükselmiştir. Yapılan akademik çalışmalar,yüzde 90 seviyesindeki bir kamu borç stokunun uzun vadeli büyüme oranlarıüzerinde çok ciddi olumsuz etki yarattığını ortaya koymuştur1.Birçok ülkede borç stokunun GSYH’ya oranı bu seviyenin zaten çoküzerindedir. 2012 yılı sonunda borç stokunun GSYH’ya oranının, Japonya’dayüzde 238, Yunanistan’da yüzde 189, İtalya’da yüzde 121, İrlanda’da yüzde115, Portekiz’de yüzde 112, ABD’de yüzde 105 ve Belçika’da yüzde 94olacağı tahmin edilmektedir. Türkiye’de ise bu oranın 2011 ve 2012yıllarında sırasıyla yüzde 39,8 ve 37 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.1Carmen M. Reinhart ve Kenneth S. Rogoff, Too Much Debt Means the Economy Can’t Grow.
  15. 15. 14Gelişmekte olan ülkeler ise kamu borç dinamikleri bakımından gelişmişülkelere göre çok daha iyi bir görünüm sergilemektedir. Borç stokununGSYH’ya oranı kriz öncesinde yüzde 34,6 iken 2009 ve 2010 yıllarındasırasıyla yüzde 35,4 ve 39,3’e çıkmıştır. 2011 ve 2012 yıllarında ise buoranın yüzde 36,2 ve 34,5’e gerilemesi beklenmektedir.Küresel krize rağmen Türkiye’nin kamu borç dinamiklerinde kalıcı birbozulma yaşanmamıştır. Çünkü kriz öncesinde AK Parti Hükümetlerininuyguladığı doğru politikalar ve gerçekleştirdiği yapısal reformlar sayesindeTürkiye’nin makroekonomik temelleri sağlamlaştırılmış ve dış şoklara karşıdayanıklılığımız artırılmıştır. Bu nedenle büyümede, kamu finansmandengelerinde, borç dinamiklerinde ve istihdamda birçok ülkeden olumluanlamda ayrışmış durumdayız.Her ne kadar bu yılın ilk yarısında gelişmekte olan ülkelerde aşırıısınma kaygıları ve enflasyon riski gündeme geldiyse de bugün geldiğimiznoktada küresel ekonomide yavaşlama ve emtia fiyatlarındaki nisbiyumuşama nedeniyle enflasyonda da aşağı yönlü bir trend görülmektedir.Küresel EnflasyonEmtia Endeksleri(Mevsimsellikten Arındırılmış)TÜFE Enflasyonu(Yüzde, Mevsimsellikten Arındırılmış)Kaynak: Bloomberg, TCMB
  16. 16. 15Geçen sene hedeflerimiz doğrultusunda gerçekleşen enflasyonun busene Türk Lirasındaki değer kaybı, güçlü iç talep ve son dönemdeki vergiartışları nedeniyle geçici olarak yüzde 7,8’e yükseleceğini bekliyoruz. Ancak2012 yılsonu itibarıyla tekrar gerilemesi beklenmektedir.Sayın Başkan, Değerli Üyeler,Dünyadaki hiçbir sorun çözümsüz değildir. Ancak dünya ekonomisininkarşı karşıya olduğu problemlerin çözümü güçlü siyasi iradegerektirmektedir. Bugün dünyadaki temel sorun bu irade eksikliğidir.Örneğin Avro Bölgesindeki kamu borç sorununun çözülmesi için teknik olarakyapılması gerekenler konusunda büyük ölçüde bir fikir birliği vardır. Çözüm,sürdürülmesi imkansız hale gelen bazı ülke borçlarının yenidenyapılandırılması, Avrupa bankacılık sektörünün sermaye yapısınıngüçlendirilmesi, mali disiplini kalıcı olarak sağlayacak kurumsal altyapınınoluşturulmasında yatmaktadır.Avrupa Birliğinin ekonomik performansı Türkiye açısından büyük önemtaşımaktadır. İhracatımızın yaklaşık yarısı, doğrudan küresel yatırımlarınyaklaşık yüzde 80’i ve yabancı turistlerin yaklaşık yüzde 60’ı Avrupa Birliğikaynaklıdır.Dünya ekonomisinin nerdeyse dörtte biri büyüklüğünde olan ABD’deise genişletici maliye ve para politikalarının sonucu bütçe açığının GSYH’yaoranı 2009’da yüzde 12,8’e çıkmış, 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla yüzde10,3 ve 9,6 olmuştur. Aynı şekilde kamu borç stokunun GSYH içindeki payı2009, 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla yüzde 85,2, 94,4 ve 100’e ulaşmıştır.ABD’nin bütçe ve dış açıklarını daha makul bir seviyeye düşürmesi veistihdam yaratan bir büyüme sürecine girmesi dünya ekonomisinin geleceğiaçısından çok önemlidir. Ancak ülkedeki mevcut siyasi ortam, henüz güven
  17. 17. 16veren bir orta vadeli mali konsolidasyon programının ortaya konulmasınımümkün kılmamıştır.Sayın Başkan, Değerli Üyeler,Sonuç olarak küresel düzeyde artan risklere rağmen, başta ABD veAvro ülkeleri olmak üzere, gelişmiş ülkelerde bozulan güven ortamınıyeniden sağlayacak tedbirlerin hızla alınması durumunda, 2011 yılındaküresel düzeyde yüzde 4 büyüme mümkün olabilecektir. Aksi halde; gelişmişülkelerde durgunluk yaşanması ve dünya ekonomisinin daha da yavaşlamasıihtimali vardır.Bu nedenle, küresel gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Buçerçevede, makroekonomik istikrarın devamını sağlamak, toplumun refahınıve istihdamı artırmak amacıyla gerçekçi bir Orta Vadeli Program ortayakoyduk. Dünyada yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye, krizlerekarşı dayanıklılığını artırarak büyüme trendini istikrarlı bir şekildesürdürecektir.Sayın Başkan, Değerli Üyeler,Küresel kriz sonrası dönemde Türkiye ekonomisi, sürekli iyileşen kamufinansman dengeleri ve istihdam yaratan güçlü büyümesi ile birçok ülkedenpozitif yönde ayrışmıştır. Bu ayrışmada, sağlam bankacılık sektörü vekredibilitesi yüksek orta vadeli program büyük rol oynamıştır.
  18. 18. 17Türkiye’nin bankacılık sektörü, dünyadaki birçok ülke ilekarşılaştırılamayacak kadar sağlıklı ve güçlüdür.Türkiye’de kredi hacmi 2010 yılsonunda 525,9 milyar TL iken, Ağustos2011 itibarıyla 645,9 milyar TL’ye çıkmıştır. Bu, bankalarımızın sağlamyapısı sayesinde olmuştur. Bankacılık sektöründeki kredi artışına rağmenproblemli kredilerin oranı giderek azalmaktadır. Bu oran, 2002 yılında yüzde17,6 iken, Ağustos 2011 itibarıyla yüzde 2,8’e gerilemiştir.Kredilerin Takibe Dönüşüm Oranı (Yüzde)Kaynak: BDDK17,611,56,04,73,73,5 3,75,33,72,80481216202002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 Ağustos2011
  19. 19. 18Türk bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik oranı, gelişmiş vegelişmekte olan birçok ülkenin sermaye yeterlilik oranının üzerindedir.Sermaye yeterlilik oranı, 2011 yılı Ağustos ayı itibarıyla yüzde 16,6’dır. Buoran, öngörülen yasal sınır olan yüzde 8’in nerdeyse iki katı düzeyindedir.Sermaye Yeterlilik Oranı (Yüzde)04812162024282006-12007-12008-12009-12010-12011-1Hedef oran yüzde 12Yasal sınır yüzde 8Kaynak: BDDK15,417,30 20 40 60 80 100 120 140DanimarkaİrlandaİspanyaPortekizLüksemburgİsveçİngiltereHollandaAlmanyaAB 27FinlandiyaEstonyaFransaAvusturyaLetonyaYunanistanPolonyaİtalyaLitvanyaMacaristanBelçikaBulgaristanÇek Cum.SlovenyaSlovakyaRomanyaTÜRKİYE 2009TÜRKİYE 2010Kaynak: ECB, TCMBHanehalkı Yükümlülükleri (GSYH’ye Oranı, 2009, Yüzde)
  20. 20. 19Türkiye’yi başka ülkelerden ayıran önemli faktörlerden bir tanesi dehanehalkının borçluluk düzeyinin nispeten düşük olmasıdır. 2009 yılsonuitibarıyla, AB-27’de hanehalkı yükümlülüklerinin GSYH’ya oranı ortalamayüzde 58,6 düzeyindeyken bu oran ülkemiz için yüzde 15,4 olarakgerçekleşmiştir.Ayrıca, hanehalkının kur riski yok denecek kadar düşüktür. ÇünküHükümetimiz hanehalkının döviz cinsinden borçlanmasına sınır getirmiştir.Nitekim Türkiye’de tüketici kredileri içerisinde döviz ve dövize endekslikredilerin payı Ağustos 2011 itibarıyla sadece yüzde 1’dir. Diğer taraftanhanehalkı kredilerinin çoğunluğu sabit faizli olduğundan faiz riski dedüşüktür. Bu durum, Türkiye’nin küresel krizden hızlı çıkışında önemli birrol oynamıştır.Sayın Başkan, Değerli Üyeler,Küresel kriz döneminde birçok ülkenin kredi notları düşürülürkenTürkiye kredi notu iki kademe artırılan ender ülkelerden biri olmuştur. Budönemde ilk defa ABD’nin de kredi notu düşürülmüştür. En son Eylül ayındaTürkiye’nin yerel para cinsinden kredi notu, Standard&Poor’s tarafındanartırılarak “BB+”dan “BBB-”ye getirilmiştir.
  21. 21. 20Bazı Avrupa Birliği ülkelerinde iç borçlanma ihalelerinde talepyetersizliğinin yaşandığı, Avrupa Merkez Bankasının müdahalesinin gerektiğive risk primlerinin yükseldiği bir dönemde, iç borçlanma maliyetlerimiztarihin en düşük düzeylerine gerilemiştir. Hazinenin ortalama iç borçlanmafaizi 2002 yılında yüzde 62,7 iken 2011 Ekim ayı itibarıyla yüzde 8,3’tür.Reel faiz oranları aynı dönemde yüzde 25’ten yaklaşık yüzde 1 seviyesinegerilemiştir. Benzer şekilde Türkiye’nin Avro cinsinden 10 yıllık uluslararasıtahvillerinin faizleri 2002 yılı sonunda yüzde 10,2 iken Ekim 2011 itibariyleyüzde 5,4’e gerilemiştir.Sayın Başkan, Değerli Üyeler,Peki her şey güllük gülistanlık mı? Tabi ki değil. Ülkemizde cariişlemler açığı önemli bir yapısal sorun olmaya devam etmektedir. 2010yılında yüzde 6,5 olan cari işlemler açığının GSYH’ya oranının bu yıl yüzde9,4’e ulaşacağı tahmin edilmektedir. Cari işlemler dengesindeki bubozulma kısmen yapısal kısmen konjonktürel sebeplerdenkaynaklanmaktadır.İç Borçlanma Reel Faizi (Yüzde)Kaynak: TCMB.-50510152025302002-6810122003-246810122004-246810122005-246810122006-246810122007-246810122008-246810122009-246810122010-246810122011-2468
  22. 22. 21Son iki yıldır, ülkemiz ticaret ortaklarına oranla çok hızlı bir büyümesürecine girmiştir, özel tüketim ve yatırımlarda adeta bir patlamayaşanmıştır. Yani büyüme tamamen yurtiçi talep kaynaklı olmuştur. Aynıdönemde en büyük ihracat pazarımız olan AB ülkelerinde iç talebin zayıfseyretmesi ve geleneksel olarak dış ticaret fazlası verdiğimiz bazı KuzeyAfrika ve Orta Doğu ülkelerinde yaşanan sıkıntılar dış talebi düşürmüştür.Ayrıca, başta enerji olmak üzere global emtia fiyatlarında önemli artışlarolmuştur. Tüm bu gelişmeler cari işlemler açığını olumsuz yöndeetkilemiştir.Yukarıda ifade ettiğimiz konjonktürel faktörlerin yanında cari açığınuzun vadeli politika tedbirleri gerektiren yapısal boyutları da vardır. Bubağlamda en önemli sorun alanlarından birisi tasarruf oranlarının düşükolmasıdır.Konuşmamın başında ifade ettiğim gibi son yıllarda kamu açıklarınıönemli ölçüde düşürdük ve dolayısıyla kamu tasarruflarını önemli ölçüdeartırdık. Ancak faiz oranlarındaki düşüş ve krediye erişimin kolaylaşması gibi-9.000-7.000-5.000-3.000-1.0001.0003.0002002-147102003-147102004-147102005-147102006-147102007-147102008-147102009-147102010-147102011-147Cari Denge Enerji Dışı Cari DengeKaynak: TCMB, TÜİKCari İşlemler Dengesi (Milyon $)
  23. 23. 22sebeplerle özel kesim tasarruflarında büyük oranda bir azalma görülmüştür.Ayrıca ülkemizin katma değer zincirinde nispeten daha düşük bir noktadaolması yani ülkemizde uluslararası yoğun rekabetin yaşandığı ve dolayısıylakar marjlarının baskı altında olduğu sektörlerin ağırlıkta olması özel sektörtasarruflarını sınırlamaktadır. 2002’de yüzde 18,6 olan ulusal tasarruforanımız 2010’da 13,9’a, 2011 yılında ise yüzde 13,3’e inmiştir. Budönemde toplam tasarruflarda büyük düşüşler yaşanmış, buna mukabilyatırımlarda ise ciddi artışlar olmuştur. Bütün bu gelişmeler dış kaynakihtiyacını, dolayısıyla cari açığı artırmıştır.Öte yandan ülkemiz çok büyük ölçüde enerjide dışa bağımlıdır ve sonyıllarda doğal gaz ve petrol fiyatlarında yüksek artışlar yaşanmıştır. 2002yılında 9,2 milyar dolar olan enerji ithalatımız bu yıl muhtemelen 50 milyardolara ulaşmış olacaktır. 2002 yılından bu yana toplam 273 milyar dolar cariaçık veren Türkiye’nin, aynı dönemde enerjiye ödediği tutar 270 milyardolar olmuştur. Son 10 yıl içerisinde, dünyada doğal gaz ve elektriktalebinin Çin’den sonra en fazla arttığı ikinci ülke konumundayız.Türkiye’nin önümüzdeki dönemde enerji talebi artışının yüksek olacağıtahmin edilmektedir. Yüksek enerji maliyetleri, uluslararası rekabetgücümüzü olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden birisidir.Orta ve uzun vadede cari işlemler açığını daha makul seviyeleredüşürmek için ülkemizin yurt içi tasarruf oranlarını artırması, enerjide dışabağımlılığı azaltması, katma değeri yüksek mal ve hizmet üretimindeyoğunlaşması ve beşeri sermayesini güçlendirmesi gerekiyor. Hükümetolarak cari açık probleminin yapısal boyutlarını önemsiyoruz ve busorunların çözümü için tedbirler aldık, almaya devam ediyoruz.Nitekim orta vadeli programımız cari açığa kalıcı çözüm getirecekbirçok yapısal düzenlemeyi içermektedir.
  24. 24. 23İlk olarak, Hükümetlerimiz döneminde kamu tasarruflarında artışsağladık. 2002 yılında kamu tasarruflarının GSYH içindeki payı negatif yüzde4,8 iken 2005 yılından itibaren küresel kriz yılı hariç pozitif olarakgerçekleşmiştir. Kamu tasarruflarının 2011 yılında da yüzde 2,9’a ulaşacağıtahmin edilmektedir. Kamu tasarruflarındaki artışları sürekli kılacakpolitikalar geliştirdik ve uygulamaya koyduk. Özel kesim tasarruflarınıartırmaya yönelik çabalarımız devam ediyor. Bu çerçevede önümüzdekidönem istihdam ve tasarrufları artırmak için bir işgücü piyasası reformuüzerinde çalışacağız. Finansal piyasalardaki derinliği ve enstrümançeşitliliğini artırmak için ise İstanbul Finans Merkezi projesinihızlandıracağız. Ayrıca bireysel tasarrufları artırmak için yeni teşvikmekanizmaları üzerinde de çalışıyoruz.İkinci olarak, iktidara geldiğimizden bu yana araştırma ve geliştirmefaaliyetlerine önem verdik ve büyük oranda kaynak ayırdık. 2008 yılında Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesine yönelik çok önemli bir reformuygulamaya koyduk. Bu reform ile Ar-Ge merkezlerinde yapılanharcamaların yüzde 200’ünün gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitindeindirim konusu yapılmasına imkân sağladık. Ayrıca Ar-Ge ve destek personeliiçin yüzde 90’a varan gelir vergisi istisnası, damga vergisi istisnası ve beş yılsüreyle işveren sigorta prim desteği sağlanmıştır. Bütün bu çabalarımızın birsonucu olarak Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranı 2002’de binde 5,3 ikenbugün bu oran yüzde 1’i aşmıştır. Hedefimiz orta vadede bu oranı yüzde2’ye 2023 yılında ise yüzde 3’e yükseltmektir. Hedefimiz ülkemizi katmadeğer zincirinde daha üst sıralara çıkartmak ve böylece dünya piyasalarınakatma değeri ve kar marjı yüksek ürün ve hizmetler sunmaktır.Bu çabalarımızın sonucu olarak dünyanın önde gelen şirketleri Ar-Gemerkezlerini Türkiye’ye taşımaktadır. Türkiye’de Ar-Ge merkezi açan şirketsayısı 102’dir. Bugün itibariyle bu merkezlerde çalışan Ar-Ge personel sayısı
  25. 25. 2414.000 civarındadır. Bu işletmelerin 2008-2010 yılları arasında gerçekleşenAr-Ge harcaması tutarı 4,8 Milyar TL’dır. Önümüzdeki dönemde, Ar-Ge veyenilik kapasitesinin güçlü olduğu başta otomotiv, makine ve imalatteknolojileri ile bilgi ve iletişim teknolojileri gibi alanlardaki araştırmaaltyapılarını oluşturmaya ve araştırmacı insan gücünü yetiştirmeye daha daönem vereceğiz.Üçüncü olarak, enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak için yerli veyenilenebilir enerji kaynaklarını harekete geçirdik. Türkiye’de şu anda 78’itermik, 524’ü hidrolik ve 115’i de diğer yenilenebilir enerji kaynaklarınadayalı toplam 717 elektrik üretim santrali inşa ediliyor. Toplam kurulu gücüyaklaşık 33 bin MW’yi bulan inşa halindeki santraller, Türkiye’nin mevcutkurulu gücünün yaklaşık yüzde 63’ünü oluşturmaktadır.Enerji arz güvenliğini sağlamak, yerli ve yenilebilir enerjiyi teşvik vedesteklemek için Yenilenebilir Enerji Kanununu çıkardık. Türkiye, 2007yılında 17 MW’lık rüzgar enerjisi kapasitesiyle Avrupa’da 35’inci sıradayken2010 yılında 1.329 MW ile 11’inci sıraya yükselmiştir. Güneş enerjisipotansiyelimiz çok yüksek olmakla birlikte dünya bu alanda henüz ekonomiküretim seviyesine ulaşamamıştır. Ülkemiz jeotermal kaynaklar bakımındandünyada 7’nci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer almaktadır. Bu potansiyeli deharekete geçirmek için gerekli adımları atıyoruz. Ayrıca nükleer santrallerile enerji kaynaklarımızı çeşitlendirme çabalarımız devam ediyor. Sonolarak yerli biyoyakıt üretiminin teşviki için akaryakıta tarımsal ürün katkıoranını artırdık.Dördüncü olarak, ülkemizin rekabet gücünü daha da artırmak içinaltyapı yatırımlarını önceliklendirerek, gelişmiş ülkelerle bu alandaki farkıazalttık. İlk olarak Hükümetlerimiz döneminde yolcu ve yük taşımacılığınınyüzde 90’ından fazlasını sağlayan karayollarına büyük oranda kaynakayırdık. 2002 yılında 6.101 km olan bölünmüş yol ağımızı yaptığımız
  26. 26. 25yatırımlar sayesinde Ekim 2011 itibarıyla 3 kattan fazla artırarak 21.227km’ye ulaştırdık. 2015 yılında toplam bölünmüş yol uzunluğunu 26.000km’ye, 2023’te ise 36.500 km’ye çıkarmayı hedefliyoruz. İkinci olarakulaşım maliyetlerinin daha rekabetçi olduğu ve 1950’li yıllardan itibarenönemli ölçüde ihmal edilen demiryollarına da önemli ölçüde kaynakaktarıyoruz. Son 9 yıldır yıllık ortalama yaklaşık 135 km yeni demiryolu inşaettik. 1950 ile 2002 döneminde yıllık ortalama sadece 18 km yeni demiryoluyapıldığı göz önüne alınırsa Hükümetlerimiz döneminde yakalanan başarınınönemi daha iyi anlaşılacaktır. Sadece yeni demiryolu inşası ile yetinmedikaynı zamanda 6.367 km’lik demiryolu yenileme çalışmasını da tamamladık.Üçüncü olarak ülkemiz, Hükümetlerimiz döneminde havacılık alanında daçok önemli mesafeler kat etmiştir. 2002’den bu yana ülkemizdeki aktifhavaalanı sayısını 25’ten 46’ya çıkardık ve havaalanlarının yıllık yolcukapasitesini 33,8 milyondan 2010 yılı sonu itibariyle 102,8 milyonayükselttik. Aynı dönemde Türk hava taşımacılığı sektörünün yıllık cirosu 2,2milyar dolardan 12 milyar dolara ulaşmıştır.Beşinci olarak uluslararası rekabet gücümüzü artırmak ve bilgi yoğun,teknoloji yoğun ürünlere geçişi sağlamak için beşeri sermayemizin kalitesiniyükseltiyoruz.
  27. 27. 26Hükümetlerimiz döneminde okullaşma oranlarında önemli iyileşmelerkaydettik. 2002-2003 eğitim-öğretim döneminde; okul öncesi için yüzde11,7, ilköğretim için yüzde 96,5, ortaöğretim için yüzde 80,8 veyükseköğretim için yüzde 27,1 olan okullaşma oranları; 2010-2011 eğitimdöneminde sırasıyla yüzde 29,9, yüzde 107,6, yüzde 93,3 ve yüzde 58,5seviyelerine ulaşmıştır. Hükümetlerimiz döneminde yapılan derslik sayısıtoplam 163.612 olmuştur. Bu dönemde 238.889 kadrolu öğretmen atamasıyapılmıştır. Toplam üniversite sayısını, 2002 yılında 76 iken 2011 yılı Eylülayı itibarıyla 165’e yükselttik.Brüt Okullaşma Oranı (Yüzde)11,796,580,827,129,9107,693,358,5020406080100120Okul Öncesi (3-5 yaş) İlköğretim Ortaöğretim Yükseköğretim2002-2003 2010-2011Kaynak: MEB
  28. 28. 27Ülkemizde eğitimin kalitesinin artırılması için başlattığımız FATİHProjesi ile Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilk ve ortaöğretim okullarındakiderslikleri internet, akıllı tahta ve diğer bilgi teknolojileri ekipmanlarıyladonatıyoruz. Öğretmenlerin hizmet içi eğitimlerini sağlamak üzere uzaktaneğitim merkezleri açıyoruz. Öğrencilere ise tablet bilgisayar vermeyebaşlıyoruz.Son olarak, yatırımları artırmak ve küresel doğrudan yatırımlarıülkemize çekmek için yatırım ortamını iyileştirmeye devam ediyoruz.Küresel doğrudan yatırımlar, cari açığın finansmanının kalitesiniiyileştirmesi yanında ihracat kapasitemizi ve verimliliği artırması sebebiyleönemlidir. Ayrıca yüksek dış ticaret açığı verdiğimiz ürünlerin ülkemizdeüretilmesine yönelik teşvikleri gözden geçiriyoruz.Sayın Başkan, Değerli Üyeler,Geçtiğimiz bir yıl içerisinde yapısal sorunlarımızdan birisi olanişsizlikle mücadelede çok önemli mesafeler aldık. İşsizlik oranını kriz öncesiseviyesinin altına indirdik. Krizde yüzde 16,1’e yükselen manşet işsizlikToplam Üniversite Sayısı531032362761650501001502002002 2011 EylülVakıf Devlet ToplamKaynak: MEB
  29. 29. 28oranını Temmuz 2011 itibariyle yüzde 9,1’e düşürdük. 2007 sonundan buyılın Temmuz ayına kadar 4,2 milyon ilave istihdam yarattık. Bu rekordüzeyde istihdam artışına rağmen işsizlik oranı hala arzuladığımızseviyelerde değildir. Yüksek istihdam artışlarına rağmen işsizlik oranlarınınyüksek bir seviyede olması, işgücü piyasamızın yapısal özelliklerindenkaynaklanmaktadır.İlk olarak, ülkemizde çalışma çağındaki nüfus artışı birçok ülkeye göreoldukça yüksektir. Örneğin, yıllık ortalama 800 bin civarında olan çalışmaçağındaki nüfus artışı son bir yılda neredeyse 1,1 milyon civarında artışgöstermiştir. Her ne kadar işgücüne katılım oranı başka ülkelerlekıyaslandığında düşük olsa da Türkiye’de her yıl yaklaşık 500 bin kişiişgücüne katılmaktadır.İkinci olarak, gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında ülkemizde tarımdaçalışan nüfusun toplam istihdamdaki payı hala oldukça yüksektir. Sonyıllardaki düşüşe rağmen, Türkiye nüfusunun hala dörtte biri tarımsektöründe istihdam ediliyor. Oysa tarımda çalışan nüfusun toplamİstihdamın Sektörel Dağılımı (Yüzde)34,918,54,542,12002Tarım Sanayi İnşaat Hizmetler25,219,96,348,62010Tarım Sanayi İnşaat HizmetlerKaynak: TÜİK
  30. 30. 29istihdamdaki payı ABD’de yüzde 1,6, G-7 ülkelerinde yüzde 2,3, AvroBölgesinde yüzde 3,6 ve OECD ülkelerinde ortalama yüzde 5,1’dir. Küreselkriz dönemi hariç, tarım sektöründen sanayi ve hizmetler sektörüne AK PartiHükümetleri döneminde önemli oranda geçişler olmuştur. 2002 yılından buyana tarım sektöründe istihdam edilenlerin sayısı 7,5 milyondan 6,7 milyonadüşmüştür. Bu durum, Türkiye’de işsizlik oranlarını hızlı bir şekilde aşağıçekmeyi zorlaştırmaktadır.Ülkemizde istihdamı sınırlayan faktörlerden bir tanesi de meslekieğitimdeki yetersizliklerdir. Yani talep edilen işgücünün niteliği ile arzedilen işgücünün niteliği arasındaki uyumsuzluktur. Toplam işgücününnerdeyse üçte ikisi lise altı eğitime sahiptir (2002’de yüzde 71,2, 2010’dayüzde 63,7). Bu husus, işsizliği azaltmada uzun vadede eğitimin ve özelliklemesleki eğitimin önemini ortaya koymaktadır.Son olarak, daha önce de ifade ettiğimiz gibi son yıllarda işgücünekatılım oranında önemli artışlar görülmüştür. İşgücüne katılım oranıTemmuz 2011 yılında yüzde 51,2’e yükselmiştir. Bu, 2007 sonuna göreEğitim Durumuna Göre İşgücü (Yüzde)71,218,710,12002Lise Altı Lise ve Dengi Yükseköğretim63,715,820,42010Lise Altı Lise ve Dengi YükseköğretimKaynak: TÜİK
  31. 31. 30yaklaşık 5 puanlık bir artışa işaret etmektedir. Özellikle kadınların işgücünekatılım oranında bir artış söz konusudur. 2007 yılında yüzde 23,6 olankadınlar arasında işgücüne katılım oranı Temmuz 2011’de yüzde 30,3olmuştur. Bu artışta küresel kriz gibi konjonktürel faktörler etkili olmaklabirlikte yükselen eğitim seviyesi de belirleyici olmuştur.Ülkemizin en önemli makroekonomik sorunlarından biri olarakgördüğümüz işsizliği daha da azaltmak için önümüzdeki dönemdeçalışmalarımıza hız vereceğiz. Bu kapsamda, Türkiye ekonomisini istihdamodaklı sürdürülebilir büyüme hedefine ulaştırmak üzere, işgücününniteliğini, işgücü piyasasının esnekliğini ve işgücüne katılımı artıracakpolitikalara ağırlık vermeye devam edeceğiz. Orta Vadeli Programımızişsizlik sorununun çözümünde bütüncül bir yaklaşımı benimsemiş ve işsizliğiazaltmaya yönelik kısa, orta ve uzun vadeli tedbir ve politikalar ortayakoymuştur.Kısa vadede istihdamı artırmanın en etkin yollarından bir tanesi aktifişgücü politikalarını hayata geçirmektir. Son üç yıldır aktif işgücüprogramlarını ülke çapında uygulamaya koyduk ve her yıl ortalama 1,5milyar TL kaynak ayırmaya başladık. Bu programlardan yararlanan kişi sayısı2008 yılında 32 bin iken 2010 yılında ise 212 bine yükselmiştir. 2011 yılıEylül ayı sonu itibarıyla söz konusu programdan yararlananların sayısı 157bin kişidir. Önümüzdeki dönemde de, aktif işgücü programlarıyla bireylerinbeceri ve nitelik düzeylerini artıracak eğitimler vermeyi ve böylecebireylerin niteliklerine uygun iş edinmelerini kolaylaştırmayı hedefliyoruz.2013 yılından itibaren her yıl 400 bin işsizimizin bu programlardanyararlanmasını öngörüyoruz.Orta vadede istihdamı artırmak için birçok tedbir aldık. İlk olarak 2009yılında yeni bir yatırım teşvik sistemini uygulamaya koyduk. 2009 yılınınortasından bugüne kadar 7.694 adet teşvik belgesi verilmiş, bu teşvik
  32. 32. 31belgeleriyle yaklaşık 100 milyar TL’lik yatırım yapılması ve bu yatırımlarla232 bin kişilik istihdam sağlanması öngörülmüştür. Ayrıca, hem istihdamıartırmak hem de kayıt dışılıkla mücadele için bu dönemde Hükümetimizişveren sigorta prim payını yüzde 19,5’ten yüzde 14,5’e indirmiş, yani primyükünde yüzde 25,6’lık bir iyileşme sağlanmıştır. Diğer taraftan kadın vegençlerin istihdamına yönelik prim teşvikleri sağladık. Bu çerçevedeyürürlüğe koyduğumuz tüm prim indirimi ve teşvikler için ayırdığımız kaynaktoplamı, 2008-2012 yılları arasında 20 milyar TL’yi aşmıştır. Son olarak,bölgesel kalkınma projelerine (GAP, DAP, KOP ve DOKAP) daha fazla kaynakayırmak suretiyle ilave istihdam sağlıyoruz. Bu projeler arasında hem bölgehem de ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıyan GAP’ın istihdamyaratma potansiyeli oldukça yüksektir. Uluslararası çalışmalara göre sulutarıma geçişle birlikte hektar başına doğrudan ve dolaylı olarak iki kişiyeistihdam yaratılmaktadır. Önümüzdeki dönemde GAP bölgesinde 1 milyon 68bin hektarlık bölümüne su ulaştırılması hedeflenmektedir. Basit bir hesapla,bu projeyle 2 milyondan fazla kişiye istihdam yaratılabilecektir. KalkınmaBakanlığı verilerine göre 2010 yılında GAP bölgesinde 218 bin kişiye istihdamsağlanmıştır.İşsizlik sorununun uzun vadede çözümü için beşeri sermayestokumuzun kalitesini artırıyoruz. Bu amaçla, İktidara geldiğimiz gündenberi eğitimi önceliklendirdik ve bütçeden en fazla kaynağı eğitime aktardık.
  33. 33. 322010 YILI KESİNHESAP KANUNUSayın Başkan, Değerli Üyeler,Şimdi de sizlere 2010 yılı Kesinhesabı hakkında bilgi vermek istiyorum.2010 Yılı Kesinhesap Kanun TasarısıBütçe Giderleri 294,4 milyar TLBütçe Gelirleri 254,3 milyar TLBütçe Açığı 40,1 milyar TLFaiz Giderleri 48,3 milyar TLFaiz Dışı Fazla 8,2 milyar TL
  34. 34. 33Kesinhesap Kanunu Tasarısı görüşülecek olan 2010 yılı bütçesinde,bütçe giderleri 294,4 milyar TL, bütçe gelirleri 254,3 milyar TL ve bütçeaçığı 40,1 milyar TL düzeyinde gerçekleşmiştir.2010 yılında faiz giderleri 48,3 milyar TL, faiz dışı fazla ise 8,2 milyarTL olarak gerçekleşmiştir.2009 yılında yüzde 28,2 olan bütçe giderlerinin Gayri Safi YurtiçiHasılaya oranı, 2010 yılında yüzde 26,7 olmuş; 2009 yılında yüzde 22,6 olanbütçe gelirlerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranı ise 2010 yılında yüzde 23olarak gerçekleşmiştir.2010 yılında bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranı yüzde 3,6düzeyinde gerçekleşirken, faiz dışı fazlanın Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranıbinde 7 olmuştur.
  35. 35. 342011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ YILSONU GERÇEKLEŞMETAHMİNİSayın Başkan, Değerli Üyeler,Şimdi de size özetle 2011 yılı bütçesi yılsonu gerçekleşmetahminlerimizi açıklamak istiyorum.2011 yılı sonunda;Merkezi Yönetim Bütçe Giderlerinin 313,2 milyar TL,Merkezi Yönetim Bütçe Gelirlerinin 290,9 milyar TL,Bütçe Açığının 22,2 milyar TL,Faiz Dışı Fazlanın 20,4 milyar TL,olarak gerçekleşeceğini tahmin etmekteyiz.Bu tahminlerimiz doğrultusunda 2011 yılı başlangıç bütçesine oranla;bütçe giderleri sadece binde 2 oranında yani 599 milyon TL sapmıştır. Bu,harcamaları kontrol altında tuttuğumuzu göstermektedir. Bütçe gelirleri ise312.573265.07347.500279.026232.22033.54613.954313.172270.56242.610290.941249.35222.23020.380-120.000-40.00040.000120.000200.000280.000360.000BütçeGiderleriFaiz HariçGiderlerFaizGiderleriBütçeGelirleriVergiGelirleriBütçeAçığıFDFMilyon TL2011 Bütçe 2011 G.T.% 0,2% 2,1% -10,3% 4,3% 7,42011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Yılsonu Gerçekleşme Tahmini
  36. 36. 35başlangıç tahminine göre yüzde 4,3 oranında yani 11,9 milyar TLartmaktadır. Bu artış, özelleştirme gelirlerindeki zayıf performansa rağmensağlanacaktır. Dolayısıyla bütçe açığının yaklaşık üçte bir oranında (11,3milyar TL) azalarak 33,5 milyar TL yerine 22,2 milyar TL olmasınıbekliyoruz.Buna göre, 2011 yılı bütçesinde milli gelire oran olarak yüzde 2,8olarak öngördüğümüz bütçe açığının yılsonunda yüzde 1,7 olarakgerçekleşeceğini tahmin etmekteyiz.AK Parti öncesindeki dokuz yılda yani 1994-2002 döneminde ortalamabütçe açığı yüzde 7,7 seviyelerinde gerçekleşmiştir. Son dokuz yıllıkiktidarımız döneminde (2003-2011) ise ortalama bütçe açığını yüzde 3,3seviyelerine indirmiş olacağız. Bu başarı tesadüf değildir. Sağlanan siyasiistikrarın ve güven veren doğru politikalarımızın bir ürünüdür.2011 yılsonu tahminimize göre faiz hariç giderlerde başlangıçödeneklerine kıyasla yüzde 2,1 oranında artış olurken vergi gelirlerindeyüzde 7,4 oranında artış beklenmektedir. Giderlerdeki artış özellikle altyapı7,73,30246810121994-2002 Dönemi 2003-2011 DönemiOrtalama Bütçe Açığı / GSYH (Yüzde)
  37. 37. 36yatırım harcamalarındaki artıştan kaynaklanmaktadır. Gelirlerdeki artış isegüçlü ekonomik büyüme ve yapılandırmaya bağlı olarak vergi gelirlerindesağlanan olumlu sonuçtan kaynaklanmaktadır. 2011 yılında yapılandırmadannet 5 milyar TL gelir elde etmeyi hedefliyoruz.2011 yılında yatırımlar için bütçe başlangıç ödeneklerine ilaveten 9,1milyar TL kaynak ayırdık. Bu kaynağı başta ulaştırma sektörü olmak üzerealtyapı yatırımlarına tahsis ettik. Yatırımlara ilave ettiğimiz bu tutarolmasaydı 2011 yılı bütçe açığımız yüzde 1,7 yerine muhtemelen yüzde 1’inbiraz altında gerçekleşecekti.2011 yılında merkezi yönetimde yüzde 1,7 olacağını tahmin ettiğimizbütçe açığının milli gelire oranının daha kapsamlı olan genel devlette(Merkezi yönetim, yerel yönetimler ve sosyal güvenlik kurumları) yüzde 1olmasını öngörüyoruz. Bu oran ile Avrupa’da yüzde 3’lük Maastricht Kriterinisağlayan nadir ülkelerden biri olmayı sürdürüyoruz.-10,3-10,3-8,5-8,0-6,6-6,2-6,1-5,9-5,9-5,5-5,3-4,9-4,5-4,4-4,0-3,8-3,8-3,5-3,5-3,0-2,9-2,5-1,7-1,0-1,0-0,7-0,10,82,0-11 -10 -9 -8 -7 -6 -5 -4 -3 -2 -1 0 1 2 3İrlandaJaponyaİngiltereYunanistanG. KıbrısSlovenyaİspanyaFransaPortekizPolonyaLitvanyaSlovakyaLetonyaRomanyaİtalyaÇek CumhuriyetiHollandaBelçikaAvusturyaDanimarkaMaltaBulgaristanAlmanyaTÜRKİYEFinlandiyaLüksemburgEstonyaİsveçMacaristan Maastricht Kriteri: % -3trict ht Kriteri: % 3trictrichtht KritKriterieri::: %%% -3Kaynak: IMF, OVPBazı Ülkelerde Bütçe Dengesi/GSYH (2011,Yüzde)
  38. 38. 372012 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİSayın Başkan, Değerli Üyeler,2012 yılı bütçesi, AK Parti iktidarının hazırladığı onuncu, 61.Hükümetimizin ise ilk bütçesi olma özelliğini taşımaktadır. Bildiğiniz üzereMakroekonomik Göstergeler
  39. 39. 382011 yılı bütçesini sürdürülebilir büyümenin devamlılığını sağlayacağımız vemali dengeleri iyileştireceğimiz bir bütçe olarak hazırlamıştık. İlk dokuzaylık sonuçlar ve yılsonu gerçekleşme tahminlerimiz bu hedeflerimizeulaşmak bir yana bunların ötesine geçeceğimizi göstermektedir.2012 yılı bütçesi ile istihdamı artırmayı, yurt içi tasarruf seviyesiniyükseltmeyi, cari açığı azaltmayı ve mali disiplini güçlendirmeyihedefliyoruz.Şimdi 2012 yılı bütçesine baz oluşturan temel makroekonomikbüyüklükleri sizlerle paylaşmak istiyorum.2012 yılı için;GSYH Büyüklüğü 1 Trilyon 426 Milyar TLBüyüme Oranı Yüzde 4Deflatör Yüzde 7TÜFE Yıl Sonu Yüzde 5,2İhracat (FOB) 148,5 Milyar Dolarİthalat (CIF) 248,7 Milyar Dolarolarak hedeflenmiştir.
  40. 40. 39Sayın Başkan, Değerli Üyeler,2012 yılı Bütçe Tasarısının büyüklüklerine geçmeden önce, sizlere bubütçenin temel özelliklerinden bahsetmek istiyorum. 2012 yılı bütçesiyle;Reel ekonomiyi daha fazla destekliyoruz2012 yılı bütçesiyle reel kesimi desteklemeye devam ediyoruz. Buamaçla;Esnaf kredi faiz desteği, tarımsal kredi faiz desteği, ihracat desteği,KOBİ destekleri ve teşvik ödemeleri için ayırdığımız kaynağı enflasyonunneredeyse iki katına yakın artırarak 2,8 milyar TL’ye yükseltiyoruz. Ayrıcaistihdam maliyetlerini azaltmak amacıyla yürürlüğe koyduğumuz işverenprimindeki 5 puanlık indirim uygulamasını sürdürüyoruz. Bu amaçla 2011 yılıödeneklerini yüzde 15,5 oranında artırarak 5 milyar 469 milyon TL’yeçıkartıyoruz.2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin Temel Özellikleri-1Reel ekonomiyi daha fazla destekliyoruz.Yatırımlara daha çok kaynak aktarıyoruz.Bölgesel gelişme projelerini hızlandırıyoruz.Bilime, teknolojiye ve Ar-Ge’ye daha fazla kaynak ayırıyoruz.Yerel yönetimlere daha fazla kaynak aktarıyoruz.Afetler nedeniyle altyapısı zarar gören belediyelere yardım ettik.Çiftçimize desteği artırıyoruz.
  41. 41. 40Yatırımlara daha çok kaynak aktarıyoruz2012 yılında toplam yatırım ödeneklerini 2011 yılı başlangıçödeneklerine göre yüzde 24 arttırarak 32,7 milyar TL’ye çıkartıyoruz.2002 yılında 8,5 yıl olan kamu yatırım stokunun ortalama tamamlanmasüresini, 2011 yılında sağladığımız ilave ödeneklerin katkısıyla 3,3 yıla kadardüşürdük.Bölgesel gelişme projelerini hızlandırıyoruz2012 bütçesi ile GAP, DAP, KOP, DOKAP gibi bölgesel kalkınmaprojelerine kaynak aktarmaya devam ediyoruz. Bu projeleri 642 sayılı KHKile kurduğumuz Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi, DoğuKaradeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi ve Konya Ovası Projesi BölgeKalkınma İdaresi Başkanlıkları ile güçlendirdik.Bilime, teknolojiye ve Ar-Ge’ye daha fazla kaynak ayırıyoruz2012 yılı bütçesinde başta TÜBİTAK Ar-Ge projeleri olmak üzere,üniversite ve sanayi kesimi Ar-Ge projelerini desteklemeye devam ediyoruz.Bu kapsamda 2012 yılında yaklaşık 1,5 milyar TL ödenek öngördük.Yerel yönetimlere daha fazla kaynak aktarıyoruz2012 yılı bütçesinde mahalli idarelerin gelir paylarını yüzde 16,5oranında artışla 27,6 milyar TL olarak öngördük.Ayrıca kırsal kesimin altyapısını desteklemek amacıyla KÖYDES (550milyon TL) ve SUKAP (500 milyon TL) Projelerine toplam 1 milyar 50 milyonTL kaynak ayırdık.
  42. 42. 41Mahalli idarelerde çalışan ihtiyaç fazlası personeli merkezi idaredeistihdam edeceğiz. Bu sayede mahalli idarelerin personel giderleriazaltılarak daha rasyonel çalışması sağlanacaktır.Bunların yanı sıra;Devredilen Köy Hizmetleri personelinin maaşları için İl Özel İdarelerinetransfer yapmaya devam ediyoruz.Nüfusu 10 binin altındaki belediyelerimizi denkleştirme ödeneği ileayrıca destekliyoruz.Sokak aydınlatma bedellerini Hazineden ödemeyi sürdürüyoruz.Belediyelerin katı atık tesisi yapımını destekliyoruz.Atık su arıtma tesislerine enerji desteği sağlıyoruz.Bu suretle 2012 yılında mahalli idarelere toplamda 31,5 milyar TLdestek sağlamayı öngörüyoruz.Afetler nedeniyle altyapısı zarar gören belediyelere yardım ettikYurdumuzun değişik yerlerinde cereyan eden sel felaketleri baştaolmak üzere, afetler neticesinde orta çıkan sıkıntıların giderilmesi vevatandaşlarımızın yaralarının en kısa zamanda sarılması için gerekli hertürlü önlemi alıyoruz. Yalnızca bugünün değil geçmişin sıkıntılarını daortadan kaldırmaya çalışıyoruz. 1999 -2001 yılları arasında meydana gelenafetler dolayısıyla altyapı hasarına uğrayan belediyelerin zararlarınınkarşılanabilmesi için gerekli kanuni düzenlemeleri yaptık ve bu kapsamda2011 yılı içerisinde 136,3 milyon TL kaynağı belediyelere ödenmesi için İllerBankasına aktardık.
  43. 43. 42Çiftçimize desteği artırıyoruzÇiftçimizi alan ve ürün bazında desteklemeye devam ediyoruz. Bukapsamda 2012 yılında 7 milyar 180 milyon TL destekleme ödemesi yapmayıplanlıyoruz. Böylece 2011 yılı bütçesine göre artış oranı yüzde 19,7olmaktadır.Destekleme ödeneklerine, kredi faiz desteği ve tarımsal ürünlerinalımına ilişkin sübvansiyonlar gibi diğer destekleme ödeneklerini dahilettiğimizde tarım kesimine toplamda yüzde 14 artışla 11 milyar TLdüzeyinde destek öngörüyoruz.Tarım sigortalarının kapsamını genişleterek çiftçimizin ürün ve üretimaraçlarını teminat altına aldık. Tarım sigortaları için öngördüğümüz ödeneği2012 yılında yüzde 157 oranında artırdık.Akaryakıt ve diğer girdi fiyatlarındaki artıştan dolayı çiftçilerimizinmağdur olmaması için mazot desteği birim fiyatlarını yüzde 9 ile yüzde 25oranları arasında artırdık.Kimyevi gübre destekleme birim fiyatlarını ise yüzde 9 ile yüzde 16oranları arasında artırdık.Kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi ve tarımsal alt yapınıngüçlendirilmesi amacıyla uyguladığımız kırsal kalkınma yatırımlarınındesteklenmesi ödeneklerini yüzde 40 oranında artırdık.Hayvancılık destekleri ödeneklerini ise 2011 yılı ödeneğine göre yüzde46 oranında artırdık.
  44. 44. 43Sosyal yapıyı güçlendiriyoruzSosyal harcamalar için daha fazla kaynak ayırıp dezavantajlı kesimleridesteklemeyi sürdürüyoruz.Bu kapsamda,Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonuna aktarılan kaynağı 2011yılı başlangıç ödeneğine göre yüzde 39 oranında artırarakyaklaşık 3 milyar TL’ye çıkarıyoruz.Terörden zarar gören vatandaşlarımızın zararlarını tazminetmeye devam ederek sosyal barışı ve devlete güvenipekiştiriyoruz.Özürlü vatandaşlarımıza desteği artırıyoruzÖzürlü eğitimi için ayrılan kaynağı yüzde 20,4 oranında artırarak 1,2milyar TL’ye yükseltiyoruz. 2012 yılında yaklaşık 240 bin özürlüvatandaşımızın eğitim masraflarını karşılamayı hedefliyoruz.2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin Temel Özellikleri-2Özürlü vatandaşlarımıza desteği artırıyoruz.Bütçemizi toplumsal cinsiyete duyarlı hale getiriyoruz.Kamu çalışanlarını enflasyona ezdirmiyoruz.Türkiye’nin geleceği için eğitime daha fazla kaynak ayırıyoruz.Yükseköğrenimi ülke geneline yayıyoruz, fiziki imkan ve personel yapısınıgüçlendiriyoruz.Sağlığa ayrılan kaynağı artırıyoruz.
  45. 45. 44Özürlü evde bakımı için ayrılan kaynağı yüzde 28,7 oranında artırarak2,9 milyar TL’ye yükseltiyoruz. 2012 yılında ortalama 385 bin kişinin evdebakım giderlerini karşılamayı hedefliyoruz.Bütçemizi toplumsal cinsiyete duyarlı hale getiriyoruzÖncelikle kız öğrencilerin eğitimlerini tamamlamaları amacıyla,ortaöğretim öğrencilerinin taşımalı eğitimine ayırdığımız kaynağı yüzde 95,2oranında artırıyoruz. Bu şekilde kızlarımızın okumasını teşvik ederekAnayasa değişikliği ile getirilen pozitif ayrımcılığı hayata geçirmeye devamediyoruz.Kadın istihdamını artırmak amacıyla Mayıs 2008-Mayıs 2009 dönemindeyeni işe alınan ve fiilen çalıştırılan 18 yaşından büyük kadınlar için sigortaprimine ait işveren hissesinin belli oranlarını 5 yıl süreyle İşsizlik SigortasıFonundan karşılamaya devam ediyoruz.Şartlı nakit transferiyle özellikle kız öğrencilerimizin okula devamınıteşvik ediyoruz.Fiziksel ve cinsel istismara ve şiddete uğrayan kadınlarımızın, psiko-sosyal sorunlarının çözümlenmesi ve şiddetten korunması için faaliyetgösteren kadın sığınma evlerinin sayısını 2011 yılında açtığımız 7 adetsığınma evi ile birlikte 51’e ulaştırdık. 2012 yılında sığınma evlerini daha dayaygınlaştırmak için gerekli kaynağı tahsis ettik.Kadın çiftçilerimize yönelik olarak düzenlenen eğitimlere devamediyoruz.
  46. 46. 45Kamu çalışanlarını enflasyona ezdirmiyoruz2012 bütçesi ile aynı veya benzer kadro ve görevlerdeki kamupersoneli arasındaki ücret adaletinin sağlanması temel hedefimizdir. Bunayönelik kaynak da tahsis edilmiştir.İktidara geldiğimiz 2002 yılı sonundan bu yana memurlarımızı,işçilerimizi, emeklilerimizi enflasyona ezdirmedik, hep enflasyonunüzerinde ücret ve maaş artışı yaptık.Mesela 2011 yılında;- Memurların aylık ve ücretlerinde Ocak ve Temmuz aylarında yüzde4,22 artı yüzde 4 oranında artış yapılmıştır.- Ayrıca denge tazminatı Ocak ayından itibaren ilave 80 TLartırılmıştır.- Devlet memurlarına eş için ödenmekte olan aile yardımı ödeneğiOcak ve Temmuz aylarında 20’şer TL artırılmış ve sözleşmeli personele deaile yardımı ödeneği verilmeye başlanmıştır.- Sendikalı personele üç ayda bir 45 TL ödeme yapılmaya başlanmıştır.Söz konusu artışlar sonucunda 2010 yılı sonunda aile yardımı ödeneğidahil 1.300 TL olan en düşük memur maaşı, yüzde 18,3 oranında artarak1.538 TL’ye yükselmiştir. Benzer şekilde ortalama memur maaşı ise 1.577TL’den yüzde 14,1 artışla 1.799 TL’ye çıkarılmıştır. Bu oranlar 2011 yılsonuenflasyon tahminimizin yaklaşık iki katıdır.2002 yılsonundan 2011 yılı Eylül ayına kadarki dönemde enflasyondaki(TÜFE) kümülatif artış yüzde 116 olmuştur. Buna karşılık söz konusudönemde aynı bazlı;
  47. 47. 46En düşük memur maaşı 2002 Aralık ayında 392 TL iken, 2011Ekim ayında 1.538 TL’ye çıktı, artış yüzde 292,3 oldu.Net asgari ücret 2002 Aralık ayında 184 TL iken, 2011 Ekimayında 659 TL’ye çıktı, artış yüzde 257,6 oldu.En düşük SSK emekli aylığı 2002 Aralık ayında 257 TL iken, 2011Ekim ayında 814 TL’ye çıktı, artış yüzde 216,5 oldu.En düşük BAĞ-KUR esnaf emekli aylığı 2002 Aralık ayında 149 TLiken, 2011 Ekim ayında 660 TL’ye çıktı, artış yüzde 344 oldu.En düşük BAĞ-KUR çiftçi emekli aylığı 2002 Aralık ayında 66 TLiken, 2011 Ekim ayında 492 TL’ye çıktı, artış yüzde 647 oldu.En düşük memur emekli aylığı 2002 Aralık ayında 377 TL iken,2011 Ekim ayında 976 TL’ye çıktı, artış yüzde 159,3 oldu.65 yaş aylığı 2002 Aralık ayında 24 TL iken, 2011 Ekim ayında 110TL’ye çıktı, artış yüzde 347,8 oldu.Muhtar aylığı 2002 Aralık ayında 97 TL iken, 2011 Ekim ayında384 TL’ye çıktı, artış yüzde 294,6 oldu.Bu maaş tutarları ve artış oranları ile çalışan, emekli ve dar gelirlivatandaşlarımızın mali durumlarının 2002 yılına göre iyileştiğini, gelirlerindereel artışlar olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.Önceki yıllarda olduğu gibi 2012 yılında da kamu çalışanlarımızenflasyona ezdirilmeyecektir.Türkiye’nin geleceği için eğitime daha fazla kaynak ayırıyoruz2012 yılında üniversite harçlarında hiçbir artış yapmıyoruz.
  48. 48. 472012 yılında öğrencilere sağlanan burs desteği ödeneklerini öğrenciartışlarını da dikkate alarak yüzde 20,9 oranında artırıyoruz.Öğrenim ve harç kredisi desteği ödeneklerini yüzde 17,3 oranında,ilköğretim ve ortaöğretimde taşımalı eğitime yapılan desteği ise yüzde 37,1oranında artırıyoruz.İlköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine ücretsiz ders kitabı desteğinedevam ediyoruz.Fatih Projesini hayata geçiriyoruz.2012 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bütçe ödeneklerini yüzde 14,8oranında artırarak 39,2 milyar TL’ye çıkartıyoruz. Böylece 2012 yılında da,Milli Eğitim Bakanlığı en büyük bütçeye sahip icracı bakanlık olma özelliğinisürdürmektedir. 2002 yılında 11,3 milyar TL olan toplam eğitim bütçesini iseyaklaşık 5 katına çıkararak 2012 yılında 56,3 milyar TL’ye yükseltiyoruz.Yükseköğrenimi ülke geneline yayıyoruz, fiziki imkan vepersonel yapısını güçlendiriyoruzBütçe ile 103 devlet üniversitesine kaynak sağlıyoruz.Hükümetimiz döneminde kurulan yeni üniversitelerle birliktegençlerimize 81 ilde üniversite eğitimi imkânı sunuyoruz. Bu suretlekentlerimizin sosyal dönüşümünü hızlandırıyoruz. İnsanımızın istediği yerdeüniversite eğitimini alabilmesini mümkün kılıyoruz.Üniversitelerimizin fiziki kapasitesini ve öğrenci sayısını esas alan,objektif bir bütçeleme yapıyoruz. Üniversitelerimizin toplam ödeneğini 2012yılında yüzde 15,6 artırarak 12,7 milyar TL’ye çıkarıyoruz. Yeni kurulanüniversitelerimizin ödeneklerini ise daha fazla artırarak kurumsal alt
  49. 49. 48yapılarını güçlendiriyoruz. Bu kapsamda 41 yeni üniversitenin ödeneklerini2012 yılında yüzde 27,3 artırarak 2,1 milyar TL’ye çıkarıyoruz.Başta yeni kurulan üniversiteler olmak üzere üniversitelerimizinöğretim elemanı ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabilmek için ilave 9.000adet atama izni veriyoruz.Sağlığa ayrılan kaynağı artırıyoruz2012 yılında yeşil kart sağlık hizmetlerini Sağlık Bakanlığından SosyalGüvenlik Kurumu’na devrediyoruz. 2002 yılında iktidara geldiğimizde yeşilkart ödemeleri hariç Sağlık Bakanlığının harcama tutarı sadece 2,4 milyar TLidi. İktidarda olduğumuz 9 sene içinde bu kaynağı yaklaşık 6 katınaçıkartarak 2012 yılında 13,8 milyar TL’ye yükseltiyoruz. 2002 yılında 9,9milyar TL olan toplam sağlık harcamalarını ise 2012 yılında yaklaşık 4,5katına çıkartarak 44,3 milyar TL’ye yükseltiyoruz.2011 yılında aile hekimliği uygulamasını tüm illeri kapsayacak şekildegenişlettik. 2012 yılında aile hekimliği ödeneklerini 2011 yılsonu harcamatahminine göre yüzde 10,7 artırarak 3,5 milyar TL’ye yükseltiyoruz.2010 yılı sonunda başlatılan hava ambulansı uygulamasına devamediyoruz. Şu anda 2 uçak, 18 helikopterden oluşan hava ambulans sistemine2011 yılsonuna kadar 3 uçak daha ilave edeceğiz. Bunun yanı sıra vatandaşınkar kış demeden sağlık hizmetlerine erişimini sağlamak için 75 tanesi karpaletli olmak üzere 1.355 adet ambulans alıyoruz.Evde sunulan sağlık hizmetlerini yaygınlaştırıyoruz. Bu kapsamda 2011yılında 100 bin kişiye ulaştırmayı öngördüğümüz bu hizmeti 2012 yılında 140bin kişiye ulaştırmayı hedefliyoruz.
  50. 50. 49Özellikle Doğu Anadolu Bölgesinde yaşayan zor kış şartları nedeniylesağlık hizmetlerine erişimde güçlük çeken gebe kadınlar için “Misafir AnneProjesi”ni uygulamaya koyuyoruz. Bu proje ile Doğu Anadolu Bölgesi’ndekiyüksek orandaki bebek ölümlerinin önüne geçmeyi planlıyoruz.Sosyal güvenlik sistemini destekliyoruz2012 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu’na 2011 yılsonu harcamatahminine göre yüzde 31 artışla 69,1 milyar TL transfer yapmayıöngörüyoruz. Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılacak transferlerdeki bu artışta2012 yılında yeşil kart sağlık hizmetlerinin SGK’ya devredilmesi ve yapılacakintibak düzenlemesi etkili olmuştur. 2012 yılında sosyal güvenlik açıkfinansmanını 2011 yılsonu harcama tahminine göre yaklaşık yüzde 59oranında artırarak 25,5 milyar TL’ye yükseltiyoruz.Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlamaya devam ediyoruz2023 Türkiye Turizm Stratejisinde hedeflendiği üzere; Türkiye’ninpozitif imajının geliştirilerek marka konumunun güçlendirilmesini ve dünya2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin Temel Özellikleri-3Sosyal güvenlik sistemini destekliyoruz.Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlamaya devam ediyoruz.Yeni temsilciliklerle ülkemizin uluslararası arenadaki varlığınıgüçlendiriyoruz.Sinema sektörünü daha cazip hale getiriyoruz.Vergi denetimini güçlendiriyoruz.Özelleştirme uygulamalarına devam ediyoruz.
  51. 51. 50turizm pazarında en çok turist çeken ilk beş ülke arasında yer almasınısağlamak için ülkemizin yurtdışında tanıtımına büyük önem veriyoruz. Buamaçla, 2012 yılında ayırdığımız kaynağı 2011 yılına göre yaklaşık yüzde 10artırarak 138,4 milyon TL’ye çıkartıyoruz.Yeni temsilciliklerle ülkemizin uluslararası arenadaki varlığınıgüçlendiriyoruzDış politikada genişleyen etki alanımızın bir gereği olarak 2010 ve 2011yıllarında Asya, Amerika ve Afrika kıtalarında yer alan 16 ülkede yenitemsilcilikler açtık. Ayrıca 17 farklı ülke ve şehirde de en kısa süre içindeyeni temsilcilikler açmayı planlıyoruz. Bu kapsamda, 2012 yılı bütçesindeyaklaşık 23 milyon TL ödenek öngördük.Sinema sektörünü daha cazip hale getiriyoruzSinema sektörünün gelişimi ve ülkemizin film çekimi için bir cazibemerkezi haline gelmesi için yabancı veya yerli-yabancı ortak filmyapımlarına destek oluyoruz. Ayrıca 2012 yılında ilk defa ulusal veuluslararası film festivalleri ile film hafta ve günlerini destekleyeceğiz.Böylece sinema sektörüne yaptığımız destekleri yüzde 51 arttırarak 2012yılında yaklaşık 21 milyon TL’ye çıkartıyoruz.Vergi denetimini güçlendiriyoruzVergi Denetimini tek çatı altında birleştirerek Vergi Denetim KuruluBaşkanlığını kurduk. Şu an itibarıyla müfettiş yardımcıları dahil olmak üzere4.743 kişilik denetim gücüne sahibiz. 2012 yılında 1.500 yeni Vergi MüfettişYardımcısı alarak denetim kapasitemizi artıracağız.Risk Analiz Merkezi ile birlikte modern vergi denetim teknik vearaçlarını kullanarak vergi kayıp ve kaçağını azaltacağız.
  52. 52. 51Özelleştirme uygulamalarına devam ediyoruz.2011 yılı bütçesinde 9,5 milyar TL’lik özelleştirme geliri hedeflenmişti.Ancak doğalgaz ve elektrik dağıtım şirketlerinin ihalelerine katılan yatırımcıfirmaların gerekli finansmanı temin edememelerinden dolayı tahsilatöngörülenin altında kalmıştır. Halen onay aşamasında bekleyen veözelleştirilmesi planlanan kamu varlıklarından 2012 yılında 10,5 milyarliralık özelleştirme geliri hedefliyoruz.Özetle 2012 yılı Bütçesi;İstihdam ve büyümeyi destekleyen,Tasarrufları artırmaya ve cari açığı azaltmaya yardımcı olan,Ekonomik ve sosyal kalkınmaya odaklanmış,Kamu finansman dengelerini iyileştiren ve ülkemizi daha ileriyetaşıyacak yatırımlara kaynak ayıran bir bütçedir.313.172270.56242.610290.941249.35222.23020.380350.898300.64850.250329.845277.67721.05429.1960100.000200.000300.000400.000BütçeGiderleriFaiz HariçGiderlerFaizGiderleriBütçeGelirleriVergiGelirleriBütçeAçığıFDFMilyon TL2011 G.T. 2012 Tasarı% 12,0% 11,1% 17,9 % 13,4% 11,42012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Tasarısı
  53. 53. 52Sayın Başkan, Değerli Üyeler,Şimdi de sizlere 2012 yılı bütçe büyüklüklerini açıklamak istiyorum:2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinde;Bütçe Giderleri 350,9 milyar TLFaiz Hariç Giderler 300,6 milyar TLBütçe Gelirleri 329,8 milyar TLVergi Gelirleri 277,7 milyar TLBütçe Açığı 21,1 milyar TLFaiz Dışı Fazla 29,2 milyar TLolarak öngörülmüştür.Buna göre 2011 yılsonu gerçekleşme tahminleriyle kıyaslandığındaBütçe Giderleri Yüzde 12Faiz Hariç Giderler Yüzde 11,1Bütçe Gelirleri Yüzde 13,4Vergi Gelirleri Yüzde 11,4oranında artırılmıştır.
  54. 54. 532012 yılında bütçe giderleri 2011 yılsonuna göre yüzde 12 oranındaartması öngörülürken bütçe gelirlerinin yüzde 13,4 oranında artacağı tahminedilmektedir. 2012 yılında 2011 yılsonu gerçekleşme tahminine göre vergigelirlerinin yüzde 11,4 oranında artmasını öngörüyoruz. 2012 yılı içinnominal GSYH artış oranının yüzde 11,3 olduğu göz önüne alındığında, vergigelirlerindeki artış oranının gerçekçi olduğu görülecektir. Bu suretle 2011yılında milli gelire oran olarak yüzde 1,7 oranında gerçekleşmesi öngörülenbütçe açığı 2012 yılında yüzde 1,5’e düşmektedir.11,58,85,21,1 0,6 1,6 1,85,53,61,7 1,5 1,4 1,001234567891011122002200320042005200620072008200920102011*2012*2013*2014*Maastricht Kriteri: % 3Orta Vadeli ProgramKaynak: Maliye Bakanlığı* OVP (2012-2014)Merkezi Yönetim Bütçe Açığı (GSYH Oranı, Yüzde)
  55. 55. 54350 milyar 898 milyon TL olarak belirlenen 2012 yılı bütçe giderlerininekonomik sınıflandırmaya göre dağılımı ise şöyle belirlenmiştir:Personel Giderleri 81,7 milyar TLSosyal Güvenlik KurumlarınaDevlet Primi Giderleri 14,3 milyar TLMal ve Hizmet Alım Giderleri 28,9 milyar TLFaiz Giderleri 50,3 milyar TLCari Transferler 130,2 milyar TLSermaye Giderleri 27,9 milyar TLSermaye Transferleri 4,2 milyar TLBorç Verme 8,6 milyar TLYedek Ödenekler 4,8 milyar TL73.46812.97132.574110.29730.0985.3245.82942.61081.69214.27928.859130.22027.9144.2438.6254.81750.250020.00040.00060.00080.000100.000120.000140.000PersonelGiderleriSGK DevletPrimi GideriMal veHizmet AlımGiderleriCariTransferlerSermayeGiderleriSermayeTransferleriBorç Verme YedekÖdeneklerFaizGiderleriMilyon TL2011 Gerç. Tahmini 2012 Tasarı% 11,2% 10,1%-11,4%18,1% -7,3%-20,3 %48,0%17,92012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Giderleri
  56. 56. 55Şimdi de sizlere 2012 yılı Merkezi Yönetim bütçe gelirleri hakkındakısaca bilgi vermek istiyorum:Bütçe Gelirlerini 329,8 milyar TLVergi Gelirlerini 277,7 milyar TLVergi Dışı Gelirleri 52,2 milyar TLolarak tahmin etmekteyiz.290.941249.35241.590329.845277.67752.1680100.000200.000300.000Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri Vergi Gelirleri Vergi Dışı GelirlerMilyon TL2011 G.T. 2012 Tasarı%13,4%11,4%25,42012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri
  57. 57. 56Bazı vergi türlerine ait 2012 yılı tahminlerimizi de sizlerle paylaşmakistiyorum:Gelir Vergisi 53,8 milyar TLKurumlar Vergisi 27,2 milyar TLDahilde Alınan KDV 33,6 milyar TLİthalde Alınan KDV 53,9 milyar TLÖzel Tüketim Vergisi 70,6 milyar TLMotorlu Taşıtlar Vergisi 6,7 milyar TLBSMV 4,5 milyar TLDamga Vergisi 7,3 milyar TLHarçlar 9,3 milyar TL47.68626.10862.69630.37548.2715.8634.0856.3938.2119.66453.80427.15170.59233.60153.9436.6934.5457.2979.27710.774010.00020.00030.00040.00050.00060.00070.00080.000GelirVergisiKurumlarVergisiÖzelTüketimVergisiDahildeAlınanKDVİthalattaAlınanKDVMotorluTaşıtlarVergisiBSMV DamgaVergisiHarçlar DiğerVergilerMilyon TL2011 G.T. 2012 Tasarı%12,8% 4,0%12,6%10,6%11,8%14,2 %11,3 %14,1% 11,5%13,02012 Yılı Vergi Gelirleri
  58. 58. 572002-2011 BÜTÇE PERFORMANSI VE 2012 BÜTÇESİSayın Başkan, Değerli Üyeler,2012 Yılı Bütçesinde Bundan Önceki Bütçelerimizde Olduğu GibiMali Disipline Devam EdiyoruzAK Parti iktidarlarının bundan önceki 9 yıllık bütçe karnesinde olduğugibi 2012 yılı bütçesi de mali disiplin anlayışı çerçevesinde hazırlanmıştır.Harcamalarımızı esas itibariyle sağlam gelir kaynaklarına dayandırıyoruz vekaynakları ülkemizin uzun dönem refahını artıracak alanlarayönlendiriyoruz.Bu suretle 2011 yılı sonunda 22,2 milyar TL olarak gerçekleşmesinibeklediğimiz bütçe açığının, 2012 yılında yüzde 5,3 oranında azalarak 21,1milyar TL olmasını öngörüyoruz. Böylece bütçe açığının milli gelire oranınıyüzde 1,7’den 2012 yılında yüzde 1,5’e indirmeyi hedefliyoruz.Faiz Yükünü Azaltmaya Devam EdiyoruzBu noktada faiz giderleri ile ilgili çok çarpıcı bir tabloyu sizinle14,812,910,17,06,1 5,85,3 5,64,43,3 3,5 3,4 3,202468101214162002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011G.T2012T.2013T.2014T.Faiz Giderleri/GSYH (Yüzde)
  59. 59. 58paylaşmak istiyorum. 2002 yılında faiz giderlerimizin GSYH’ya oranı yüzde14,8 gibi rekor bir düzeye ulaşmıştı. Memnuniyetle ifade etmek isterim kiküresel kriz yılı hariç, 2002’den bu yana bu oranı her sene aşağı çekmeyibaşardık. Geçen sene yüzde 4,4’e düşen faiz harcamalarının milli geliriçindeki payını bu yılın sonu itibariyle yüzde 3,3’e indirmeyi öngörüyoruz.Program döneminde ise (2012-2014) yüzde 3,0-3,5 bandında tutmayıhedefliyoruz. 2011 yılında yüzde 3,3 olarak öngördüğümüz faiz giderlerininmilli gelire oranı, 1987 yılından bu tarafa en düşük oranı ifade etmektedir.Aynı şekilde 2011 yılında yüzde 13,6 olarak öngördüğümüz faiz giderlerininbütçe içindeki payı 1985 yılından bu tarafa ulaştığımız en düşük oranolacaktır.Başka bir açıdan baktığımızda 2002 yılında topladığımız her yüz liralıkverginin yaklaşık 86 lirası faize gidiyordu. 2011’de ise yüz liralık vergigelirinin 17,1 lirası faize gidecektir. Mali Plan dönemi sonunda ise bu tutarın16,5 liraya kadar düşmesi öngörülmektedir.2002 yılında yüzde 14,8 olan faiz giderlerinin milli gelire oranı aynı85,770,956,338,233,4 31,9 30,1 30,922,917,1 18,1 17,3 16,501020304050607080902002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011G.T2012T.2013T.2014T.Faiz Giderleri/Vergi Gelirleri (Yüzde)
  60. 60. 59düzeyde kalsaydı 2012 yılı bütçesinde faiz giderleri için 210,5 milyar TL’likkaynak ayırmak zorunda kalacaktık. Oysaki 2012 bütçesinde iç ve dış borçfaiz giderlerine ayırdığımız ödenek sadece 50,3 milyar TL’dir. Bumilletimizin başarısıdır. Hükümetimiz faizden tasarruf ettiğimiz bu kaynağıeğitime, sağlığa, Ar-Ge faaliyetlerine ve altyapı yatırımlarınaharcamaktadır.GELGELİİR POLR POLİİTTİİKASIKASIVEVEUYGULAMALARIUYGULAMALARI
  61. 61. 60Sayın Başkan, Değerli Üyeler,Hükümetlerimiz döneminde uyguladığımız gelir politikalarında temelamacımız, ekonominin rekabet gücünün artırılması, istihdamın veyatırımların teşviki, bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması ve daha etkinbir vergi sisteminin oluşturulmasıdır.Önümüzdeki dönemde vergi uygulamalarında istikrar veöngörülebilirliği artırmayı, vergi kanunlarını etkinlik, basitlik ve adaletilkeleri çerçevesinde gözden geçirmeyi hedefliyoruz.Bu kapsamda;Vergi kanunlarında yer alan istisna, muafiyet ve vergi indirimihükümlerini, ekonomik ve sosyal politikalar çerçevesinde yenidendeğerlendirerek vergi mevzuatını sadeleştireceğiz.Mükelleflerin uyum konusunda zorlandıkları hususları gözdengeçirerek gönüllü uyumu artıracağız.Gelir Politikası HedefleriVergi tabanının genişletilmesiVergi sisteminin etkinlik basitlik ve vergilemede adaletilkeleri doğrultusunda gözden geçirilmesi.Vergi politikaları uygulamasında istikrar veöngörülebilirliğin esas alınması .Vergiye gönüllü uyumun artırılması.Ekonomide kayıt dışılığın azaltılması.Kayıtdışılıkla mücadelede tüm kurumların ve toplumuntüm kesimlerinin katılımın sağlanması
  62. 62. 61Gelir Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanunu başta olmak üzere temelvergi kanunlarının gözden geçirilmesi çalışmalarınıtamamlayacağız. Ayrıca vergi mevzuatının Avrupa Birliğimüktesebatı ile uyum çalışmalarını sürdüreceğiz.Kayıtdışılıkla mücadeleye kurumların ve toplumun tüm kesimlerininkatılımının sağlanmasına yönelik çalışmalara devam edeceğiz. Buçerçevede, Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planınıyeniledik, yakında kamuoyu ile paylaşacağız.Çalışanların Vergi Yüklerini Azaltırken İstihdamı da Teşvik EttikBildiğiniz gibi, 2008 yılından itibaren asgari geçim indirimi müessesinigelir vergisi sistemimize kazandırdık. Bu sistemle birlikte medeni durumunabağlı olarak çalışanların gelirlerinin büyük bir kısmını vergi dışı bıraktık.2008 öncesinde yüzde 11 olan asgari ücretin gelir vergisi yükünü, 4 çocuklubir asgari ücretlide yüzde 0’a indirdik.Ortalama Ücret Üzerindeki Yükler0,05,010,015,020,025,030,035,040,045,02008ÖncesiTürkiyeFransaBelçikaİtalyaİsveçYunanistanFinlandiyaAvusturyaMacaristanTürkiyeİspanyaEstonyaAlmanyaHollandaNorveçPolonyaDanimarkaPortekizİngiltereSlovakyaSlovenyaJaponyaÇekCumhuriyetiKoreKanadaİsrailABDMeksikaİrlandaİzlandaAvustralyaLüksemburgİsviçreŞiliYeniZelandaOECDOrtalaması42,742,139,637,237,136,636,636,636,335,933,833,532,631,130,028,427,126,926,822,622,421,621,217,517,316,916,315,513,412,712,111,28,36,2-1,124,8Ortalama Ücret Üzerindeki Yükler (2010, Yüzde)Kaynak: OECD
  63. 63. 62Ayrıca, istihdam üzerindeki prim yükünü azalttık ve çalışanlar içinsigorta primi işveren payının 5 puanlık kısmını bütçeden karşılamayabaşladık.Sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primleri işçi ve işveren hisseleridikkate alınarak hesaplanan ortalama ücret üzerindeki vergi ve prim yükünü2002 yılındaki yüzde 42,5 olan seviyesinden yüzde 35,9’a düşürdük. Böylece,OECD ülkeleri arasında ilk sıradan dokuzuncu sıraya geriledik.Vergi Yükünü Azalttık Azaltmaya Devam EdiyoruzÜlkemizde vergi yükünün çok yüksek olduğuna dair yaygın ama yanlışbir kanaat bulunmaktadır. OECD verilerine göre, toplam vergi yüküsıralamasında Türkiye, yüzde 24,6 oranı ile 33 OECD ülkesi arasında endüşük vergi yüküne sahip dördüncü ülke konumundadır.17,022,027,032,037,042,047,052,0DanimarkaİsveçİtalyaBelçikaFinlandiyaAvusturyaFransaNorveçHollandaMacaristanSlovenyaLüksemburgAlmanyaPortekizÇekCumh.İngilterePolonyaİzlandaİsrailKanadaYeniZelandaİspanyaİsviçreYunanistanSlovakyaJaponyaİrlandaAvustralyaKoreTürkiye*AbdŞiliMeksikaOECD-Toplam48464443434342413939383737353534343431313131302929282827262524181834Kaynak: OECDOECD Ülkeleri Toplam Vergi Yükü
  64. 64. 63Ülkemizde Dolaylı Vergilerin Vergi Gelirleri İçindeki Payı NispetenYüksektirÜlkemizdeki vergi yükü ile OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri vergiyüklerinin sağlıklı bir kıyaslamasının yapılabilmesi için, Avrupa Birliği veOECD ülkelerinde olduğu gibi, sosyal güvenlik primlerini de hesaplamalaradahil etmemiz gerekmektedir.OECD sınıflandırmasına göre (sosyal güvenlik primleri ve mahalli idarevergi gelirleri dahil) 2009 yılında toplam vergi gelirleri içinde dolaysızvergilerin payı yüzde 54,4, dolaylı vergilerin payı ise yüzde 45,6 olarakgerçekleşmiştir. Bu nispeten yüksek bir rakamdır.Dolaylı Ve Dolaysız Vergilerin Toplam Vergiler İçindeki Payı(Sosyal Güvenlik Primleri Dahil) (2009)0.010.020.030.040.050.060.070.080.090.0ABDJaponyaİsviçreİspanyaİtalyaKanadaFransaBelçikaAvustralyaLüksemburgAvusturyaNorveçİngiltereİsveçAlmanyaHollandaFinlandiyaDanimarkaKoreÇekCumhuriyetiİzlandaİrlandaYunanistanSlovakyaYeniZelandaPortekizSlovenyaPolonyaİsrailMacaristanTürkiyeMeksikaŞiliOECD-ORT.81.580.879.376.675.575.375.074.672.672.271.971.870.970.870.269.568.568.068.066.565.064.964.063.963.463.262.761.960.860.554.448.144.768.918.519.220.723.424.524.725.025.427.427.828.128.229.129.229.830.531.532.032.033.535.035.136.036.136.636.837.338.139.239.545.651.955.331.1Dolaysız V. Dolaylı V.Kaynak: OECDSosyal GüvenlikPrimleri Dahil
  65. 65. 64Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki payının yüksekolduğuna dair algı, hesaplamalarda sosyal güvenlik primlerinin dikkatealınmamasından kaynaklanmaktadır. Bu çerçevede 2009 yılı için sosyalgüvenlik primleri, mahalli idare vergi gelirleri ve iadeler hariç tutulduğundatoplam vergi gelirleri içinde dolaysız vergilerin payı yüzde 39,5, dolaylıvergilerin payı ise yüzde 60,5 olarak gerçekleşmiştir. Bu oranı dahi bazaldığımızda 3 OECD ülkesinden daha iyi durumdayız.Dolaylı Ve Dolaysız Vergilerin Toplam Vergiler İçindeki Payı(Sosyal Güvenlik Birimleri Hariç) (2009)0.010.020.030.040.050.060.070.080.0ABDİsviçreAvustralyaKanadaJaponyaDanimarkaİtalyaİngiltereYeniZelandaNorveçİzlandaBelçikaİsveçİspanyaLüksemburgFransaKoreAvusturyaİrlandaFinlandiyaİsrailHollandaAlmanyaPortekizYunanistanPolonyaMacaristanÇekCumhuriyetiŞiliTürkiyeSlovenyaMeksikaSlovakyaOECD-Ort.74.772.972.670.667.467.464.163.763.462.961.861.861.361.360.258.858.556.756.255.152.751.451.245.345.242.942.140.139.739.537.837.236.558.025.327.127.429.432.632.635.936.336.637.138.238.238.738.739.841.241.543.343.844.947.348.648.854.754.857.157.959.960.360.562.262.863.542.0Dolaysız V. Dolaylı V.Kaynak: OECDSosyal Güvenlik Primleri
  66. 66. 65Ülkemizde toplam dolaylı vergilerin GSYH’ya oranı OECD ortalamasınınbiraz üzerindedir. Örneğin 2010 yılında OECD ortalaması yüzde 9,4 ikenTürkiye’de bu oran yüzde 10,1’dir. Türkiye bu oran ile OECD ülkeleriarasında 20’nci sırada yer almaktadır.Dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payının ülkemizde nispetendaha yüksek olması genel vergi yükünün yüksek olduğu anlamınagelmemektedir. Dolaylı vergilerin payının yüksekliği, mal ve hizmetlerinyüksek oranda vergilendirilmesinden değil (akaryakıt ürünleri, iletişim,binek otomobiller ve alkollü içecekler hariç), dolaysız vergi yükünün (gelirve kazançlar ile mülkiyet üzerindeki vergi yükünün) düşüklüğündenkaynaklanmaktadır. Nitekim, gelir ve kazançlar üzerinden alınan vergilerdeülkemiz vergi kapasitesinin çok altında bir vergi yüküne sahiptir.Dolaylı Vergiler / GSYH0246810121416A.B.D.KanadaİspanyaJaponyaİsviçreAvustralyaAlmanyaKoreFransaAvusturyaİtalyaMeksikaNorveçŞiliÇekcumh.BelçikaİrlandaOECD-…İngiltereSlovak…TürkiyeLüksemb…İzlandaHollandaYeni…İsveçYunanistanPortekizİsrailPolonyaMacaristanFinlandiyaSlovenyaDanimarka
  67. 67. 66OECD verilerine göre 2010’da dolaysız vergilerin (gelir ve kazançüzerinden alınan) GSYH’ya oranı ülkemizde yüzde 5,9 iken bu oran OECDülkeleri için ortalama yüzde 12,5’tir. Sosyal güvenlik primlerini dekattığımızda dolaysız vergi yükü Türkiye için yüzde 12,2 iken OECDortalaması yüzde 19,2’dir. Hangi rakamı baz alırsak alalım ülkemiz dolaysızvergi yükü sıralamasında OECD ülkeleri arasında en düşük vergi yüküne sahipüçüncü veya dördüncü ülkedir.712172227ŞiliMeksikaİsviçreTürkiyeKanadaKoreA.B.D.İzlandaJaponyaSlovakCumhAvustralyaİsrailİrlandaPolonyaİspanyaYeniZelandaİsveçAlmanyaFinlandiyaYunanistanDanimarkaSlovenyaÇekCumh.PortekizFransaİngiltereMacaristanBelçikaLüksemburgAvusturyaNorveçHollandaİtalyaOECD-…Dolaysız Vergiler / GSYH
  68. 68. 672002 yılında yüzde 65 olan kurum kazançları üzerindeki toplam vergiyükünü 2006 yılında yüzde 34’e indirdik. Böylece ülkemiz OECD ülkeleriarasında ilk sıradan 26’ncı sıraya geldi.Hükümetlerimiz döneminde, yatırımların ve istihdamın teşviki,ekonominin rekabet gücünün ve katma değer üretme kapasitesininKurum Kazançları Üzerindeki Vergi Yükü (Yüzde)18,0023,0028,0033,0038,0043,0048,0053,0058,0063,0068,00Türkiye2002yılıDanimarkaFransaİngiltereAmerikaAlmanyaİsveçİrlandaKanadaNorveçKoreAvustralyaJaponyaHollandaBelçikaAvusturyaİspanyaLüksemburgPortekizFinlandiyaChileMacaristanYeniZelandaİsviçreİtalyaPolonyaTürkiyeYunanistanÇekCumhuriyetiMeksikaİzlandaEstoniaSlovakyaIsraelSlovenia65,056,555,954,049,548,648,448,448,248,247,846,545,644,143,943,842,642,541,240,540,039,338,036,936,634,434,032,531,230,023,521,019,0Kaynak: OECDGelir Vergisi En ÜstDilim Oranları OECD Ülkeleri (Yüzde)131823283338434853HollandaAvusturyaBelçikaİngiltereTürkiye2002PortekizAvusturalyaAlmanyaYunanistanİsrailİtalyaİrlandaSlovenyaŞiliFransaJaponyaLüksenburgMacaristanYeniZelendaKoreTürkiyeABDİzlandaPolonyaFinlandiyaMeksikaKanadaİspanyaİsveçNorveçEstonyaSlovakCumhuriyetiDanimarkaÇekCumhuriyetiİsviçre52,050,050,050,049,545,945,045,045,045,043,041,041,040,040,040,038,036,035,535,035,035,033,032,030,030,029,027,125,024,621,019,018,715,013,2Kaynak: OECD
  69. 69. 68artırılmasına yönelik olarak, gelir vergisini üst dilimde fon payı dahil yüzde49,5’ten, 35’e, alt dilimde ise yüzde 22’den 15’e indirdik. Gelir vergisidilimlerinde yaptığımız değişikliklerle ülkemizi, OECD ülkeleri arasındamarjinal vergi oranı açısından ilk sıralardan 20’nci sıraya getirdik.Ekonomik Faaliyetleri Teşvik İçin KDV Oranlarında Önemliİndirimler YaptıkKüresel kriz döneminde birçok ülke KDV oranlarını artırırken2biztekstil, turizm, sağlık ve eğitim sektörlerinde KDV oranlarını yüzde 18’denyüzde 8’e, bazı gıda maddelerinde ise yüzde 8’den yüzde 1’e indirdik.Ayrıca, ihraç malı taşıyan araçlarda kullanılan akaryakıta KDV ve ÖTVistisnası getirdik.2İngiltere yüzde 17,5’ten yüzde 20’ye, İtalya yüzde 20’den yüzde 21’e, Portekiz yüzde21’den yüzde 23’e, Polonyayüzde 22’den yüzde 23’e, Letonya yüzde 21’den yüzde 22’ye, Slovakya yüzde 19’dan yüzde 20’ye yükseltmiştir.Ayrıca son iki yıllık dönemde Yunanistan genel KDV oranını yüzde 19’dan yüzde 23’e, İspanya ise yüzde 16’danyüzde 18’e yükseltilmiştir.14161820222426DanimarkaİsveçMacaristanRomanyaYunanistanFinlandiyaPolonyaPortekizLetonyaBelçikaİrlandaLitvanyaİtalyaAvusturyaÇekCumh.EstonyaSlovenyaBulgaristanSlovakyaİngiltereFransaAlmanyaHollandaİspanyaMaltaTÜRKİYELüksemburgG.KıbrısRumK.25252524232323232221212120202020202020202019191818181515Kaynak: VAT Rates Applied in The Member States ofThe E.U. Situation at 1st January 2011KDV Oranları(Ab) (01/01/2011 Tarihi İtibariyle)
  70. 70. 69Hükümetimiz genel KDV oranını yüzde 18’de tutarken AB-27’de ise soniki yılda ortalama genel KDV oranı yüzde 19,8’den yüzde 20,7’yeyükselmiştir.Hükümetlerimiz Döneminde Akaryakıt Ürünleri Üzerindeki VergiYükünü ArtırmadıkKamuoyundaki algının aksine 2002’den bu yana akaryakıt ürünleriüzerindeki vergi yükünü artırmadık tam aksine ciddi bir şekilde azalttık.Örneğin 1 litre benzinin satış fiyatı içerisindeki toplam vergi yükü 2002yılında yüzde 70,2 iken Ekim ortası itibariyle yüzde 58’e düşürülmüştür.Aynı dönemde motorinde ise vergi yükünü yüzde 59,2’den yüzde 48’edüşürdük. Verginin yanında akaryakıt ürünlerinin fiyatını belirleyenuluslararası petrol fiyatları, döviz kurları, rafineri ve dağıtıcı kar payları gibibirçok faktör bulunmaktadır.Benzin Satış Fiyatı İçindeVergi Payı (KDV + ÖTV) (Yüzde)Kaynak:European Commission Directorate-General For EnergyAnd Transport Oil Bulletin 17.10.2011, Türkiye için 20.10.2011Vergi Payı (KDV + ÖTV) (Yüzde)42,0047,0052,0057,0062,0067,0072,00Türkiye2002HollandaİngiltereYunanistanİsveçTürkiyeAlmanyaFinlandiyaFransaPortekizBelçikaİtalyaSlovakyaDanimarkaAvusturyaİrlandaÇekCumhuriyetiSlovenyaMacaristanPolonyaEstonyaLitvanyaLetonyaLüksemburgMaltaİspanyaRomanyaBulgaristanG.KıbrısRumK.70,260,159,859,559,358,758,157,257,156,556,055,955,655,255,154,653,652,051,150,650,149,649,348,548,548,548,247,143,8
  71. 71. 70Araştırma-Geliştirme Faaliyetlerini DestekliyoruzGelir ve kurumlar vergisi kanunlarında yaptığımız değişikliklerle,işletmelerin Ar-Ge harcamalarının yüzde 100’ünü gelir ve kurumlar vergisimatrahının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağladık.Teknoparklarda faaliyet gösteren gelir ve kurumlarvergisi mükelleflerinin, yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettiklerikazançları gelir ve kurumlar vergisinden istisna ettik. Benzer şekilde, buyerlerde çalışan Ar-Ge ve destek personelinin ücretlerini de her türlüvergiden istisna ettik.2008 yılında Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin DesteklenmesiHakkında Kanunu yürürlüğe koyduk. Bu Kanun ile Ar-Ge merkezlerindeyapılan harcamaların yüzde 200’ünün gelir ve kurumlar vergisi matrahınıntespitinde indirim konusu yapılmasına imkân sağladık.Ar-Ge ve destek personelinin ücretlerini doktoralı olanlar için yüzde90’a, diğerleri için yüzde 80’e kadar gelir vergisinden istisna ettik.Motorin (Eurodizel) Satış Fiyatı İçindeVergi Payı (KDV + ÖTV) (Yüzde)40,0042,0044,0046,0048,0050,0052,0054,0056,0058,0060,00Türkiye2002İngiltereİsveçİrlandaAlmanyaİtalyaAvusturyaFransaÇekCumhuriyetiTürkiyeHollandaEstonyaYunanistanBelçikaDanimarkaSlovakyaSlovenyaMacaristanPortekizFinlandiyaMaltaPolonyaLetonyaRomanyaBulgaristanİspanyaLitvanyaGüneyKıbrısRumK.Lüksemburg59,258,152,750,249,449,249,149,048,348,047,547,547,547,547,346,946,145,645,245,144,443,843,543,442,842,341,440,440,3
  72. 72. 71Ar-Ge merkezlerinde ve teknoparklarda çalışan Ar-Ge ve destekpersonelinin sigorta primi işveren payının yarısının, her bir çalışan için beşyıl süreyle Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanmasınısağladık.Kanun kapsamındaki her türlü Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile ilgiliolarak düzenlenen kağıtları da damga vergisinden istisna ettik.Yeni mezun olmuş öğrenciler başta olmak üzere teknoloji alanındaorijinal bir fikri olan ancak bu fikri hayata geçirmek için sermayeye ihtiyaçduyan kişilere yönelik teşvik uygulamasını başlattık. Bu çerçevede, birdefaya mahsus olmak üzere teminat alınmaksızın 100 bin TL’ye kadarteknogirişim sermayesi desteğini (yılda 500 kişiye kadar) hibe olarakveriyoruz.Bu kapsamda 2010 yılında toplam 488 milyon TL tutarında KDV, gelirve kurumlar vergisinin alınmasından vazgeçilmiştir. Bu vergi avantajındantoplam 4.512 mükellef yararlanmıştır.2010 yılında Ar-Ge merkezlerinde çalışan 12.609 çalışan için gelirvergisi ve sigorta primi teşviki uygulanmıştır. Bu kapsamda 111 milyon TLgelir vergisi stopajının alınmasından vazgeçilmiş ve 71 milyon TL sigortaprim desteği ödenmiştir.Ar-Ge kanununun uygulanmaya başlandığı 1 Ağustos 2008 tarihinden bugüne kadar 102 işletmeye Ar-Ge Merkezi belgesi verilmiştir. Ar-Ge Merkezibulunan bu işletmelerin 2008-2010 yılları arasında gerçekleşen Ar-Geharcaması 4,8 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Bu kapsamda çalıştırılan Ar-Ge personeli sayısı 2011 yılında 14.000’e ulaşmıştır.Ar-Ge harcamaları için sağlanan toplam vergi teşviki ve sigorta primidestek tutarı 2009 yılında 547 milyon TL iken bir yıl içinde yüzde 22’den
  73. 73. 72fazla bir artışla 2010 yılında 670 milyon TL’ye yükselmiştir. Bu eğilim 2011yılında da devam etmektedir.Yeni Bir Teşvik Sistemi İle Yatırımları DestekliyoruzBildiğiniz üzere 2009 yılında;Bölgesel gelişmişlik farklılıklarını azaltmayı,Rekabet gücünü artırmayı,Teknoloji ve AR-GE içeriği yüksek yatırımlara destek olmayı,Sektörel kümelenmeyi desteklemeyi,Ölçek ekonomisi kriterlerini öne çıkarmayıamaçlayan yeni bir teşvik sistemini yürürlüğe koyduk.Bu teşvik sisteminde;Gelir ve kurumlar vergisi oranları yüzde 90’a kadar indirimli olarakuygulanabilmektedir. Buna göre, yüzde 20 olan kurumlar vergisioranı yüzde 2’ye kadar inmektedir.Satın alınan yatırım malları gümrük vergisinden muaftutulmaktadır.Makine ve teçhizat alımları katma değer vergisinden istisnaedilmektedir.İlave istihdam için, 2 yıldan 7 yıla kadar değişen sürelerde sigortaprimi işveren payı desteği verilmektedir.
  74. 74. 73Yatırımın yapıldığı bölgeye göre; faiz giderlerinin TL cinsikredilerde 3 veya 5 puanlık, döviz kredilerinde ise 1 veya 2 puanlıkkısmı bütçe kaynaklarından karşılanmaktadır.Hazine taşınmazları 49 yıl süreyle yatırım yeri olarak tahsisedilmektedir.Yatırımlara daha fazla destek vermek amacıyla yatırıma katkı oranı üstlimitlerini 2011 yılı başında sektörel yatırımlarda yüzde 25’ten yüzde 55’eve büyük ölçekli yatırımlarda yüzde 45’den yüzde 65’e yükselttik.Önümüzdeki dönemde de, bölgelerarası gelişmişlik farklarınıazaltmaya, kırsal alanda yaşam standartlarını yükseltmeye ve bölgelerinrekabet edebilirliklerini arttırmaya yönelik çalışmalara devam edeceğiz.Kira Sertifikaları ihracının önünü açtıkKira sertifikalarına ilişkin tüm işlemleri her türlü vergiden istisnaetmek suretiyle hem reel sektör hem de yatırımcılar açısından çok önemlibir finansal enstrümanın önünü açtık. Böylece firmalarımıza yeni birfinansman aracı vatandaşlarımız için alternatif bir yatırım alanı oluşturduk.Vergi Kanunlarını Sadeleştirdik, Sadeleştirmeye Devam EdiyoruzVergi kanunları ve uygulamalarının sade, anlaşılır, adil, etkin, istikrarlıve geniş tabanlı yapıya kavuşturulması için hükümetlerimiz tarafındanbaşlatılan çalışmalar devam etmektedir.Bu kapsamda;Yeni Kurumlar Vergisi Kanununu çıkardık.Gelir Vergisi Kanununun yeniden yazımında son aşamaya geldik.Aynı şekilde Vergi Usul Kanununu da yeniliyoruz.
  75. 75. 74Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı mali yapılandırmasınıgerçekleştirdikCumhuriyet tarihinin en kapsamlı kamu alacaklarının yapılandırmasınailişkin 6111 sayılı Kanun ile sadece gelirlerimizi artırmadık, aynı zamandamükellef ve vatandaşlarımıza ödeme kolaylığı sağladık, mahkemelerin veidarelerin iş yükünü azalttık.Kanundan yararlanmak üzere 5.248.418 adet mükellef başvurudabulunurken 6.182.767 adet dosyayı ödeme planına bağladık ve 39,4 MilyarTL alacağı yapılandırdık. Yapılandırılan bu alacaklara karşılık Ekim ayı ortasıitibarıyla 11,6 Milyar TL tahsilat yaptık. Böylece yapılandırılan alacaklarınyaklaşık yüzde 29,5’ini tahsil ettik. Bu yapılandırmanın başarılı olmasındaMaliye Bakanlığının proaktif çalışmalarının katkısı büyüktür.Kredi kartıyla vergi tahsilatının kapsamını genişlettikProtokol imzalanan bankalar ile Gelir İdaresi Başkanlığı internetadresinden vergi ödenebilmesini amaçlayan kredi kartıyla vergi tahsilâtıprojesini faaliyete geçirdik. Bu kapsamda 2011 yılında kredi kartı ile vergitahsilâtı uygulamasına 3 banka ile başladık.Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planını güncelledik2008-2010 dönemini kapsayan Kayıt Dışı Ekonomiyle MücadeleStratejisi Eylem Planını, 2011-2013 yıllarını kapsayacak şekilde güncelledik.Gelir İdaresi Başkanlığının sorumluluğundaki yeni eylem planı, ilgilikurumlarla koordinasyon içinde yürütülecek ve sivil toplum kuruluşlarıyla daişbirliği içinde olunacaktır.Vergi İletişim Merkezimizde sunulan hizmetlerin kapsamını genişletiyorve Kısa Mesaj Bilgilendirme Servisi ile sunulan hizmetleri yaygınlaştırıyoruz,

×