Se ha denunciado esta presentación.
Utilizamos tu perfil de LinkedIn y tus datos de actividad para personalizar los anuncios y mostrarte publicidad más relevante. Puedes cambiar tus preferencias de publicidad en cualquier momento.

Sağlığa online koruma: E-Hastam

352 visualizaciones

Publicado el

SAĞLIĞA ONLINE KORUMA
Hasta ve hekimleri E-Hastam.com üzerinden bir araya getirerek, koruyucu sağlık hizmetinde sosyal inovasyon yaratan E-Hastam’ın kurucuları Cihan Çetin ve Zelal Akbayın ile konuştuk.

Publicado en: PYMES y liderazgo
  • Sé el primero en comentar

  • Sé el primero en recomendar esto

Sağlığa online koruma: E-Hastam

  1. 1. OPTİMİST EYLÜL 2014 104 - GÖKSEL GÜRSEL Hasta ve hekimleri E-Hastam.com üzerinden bir araya getirerek, koruyucu sağlık hizmetinde sosyal inovasyon yaratan E-Hastam’ın kurucuları Cihan Çetin ve Zelal Akbayın ile konuştuk. Sağlığa online koruma SOSYAL GİRİŞİM Öncelikle ekibi tanıyalım. Cihan Çetin (C.Ç): Muğla Üniversitesi Kimya bölümü mezunuyum. Yaklaşık iki sene boyunca sağlık sektöründe satış görevinde çalıştım ve bu süreçte birçok tecrübe edindim. Ailemizde yaşadığım sağlık problemleri nedeniyle sistemin işleyişini, var olan sorunları kendimce sorgulamaya başladım. Sağlık sistemine daha proaktif nasıl yaklaşabiliriz diye düşünürken, bunun koruyucu sağlık hizmetiyle mümkün olabileceğini anladım ve ekip arkadaşımla yollarımız kesişti. Zelal Akbayın (Z.A): Ege Üniversitesi mezunuyum ve aile hekimliği uzmanıyım. Dünya Aile Hekimleri Derneği’nin (WONCA) çatısı altında Genç Aile Hekimleri (Young Doctor’s Movement) çerçevesinde uzun süre çalışma fırsatı yakaladım. Kopenhag, Amsterdam, Madrid gibi Avrupa’daki birçok kentteki aile hekimliği ve koruyucu sağlık hizmetleriyle ilgili gözlemlerimi sahaya yansıtma kararı aldığımda Cihan ile tanıştık. Aynı vizyona sahip oluşumuz, E-Hastam’ı hayata geçirmemizi sağladı. Sosyal girişimcilik kavramıyla nasıl tanıştınız? C.Ç: Çalışmalarımıza başladığımızda sosyal girişimciliğin, hatta girişimciliğin tanımını dahi bilmiyorduk. Profesyonel hayatımız boyunca sağlık sektörüyle ilgili deneyimleyerek tespit ettiğimiz sosyal sorunlar mevcuttu. Birçok eğitim programına, seminere, etkinliğe katıldık. Bununla birlikte kitapları, dergileri aktif bir şekilde okuduk. Yaptığımız işin tanım olarak sosyal girişimcilik olduğunu yolda giderken keşfettik de diyebiliriz. Z.A: Başlangıçta hissederek yola çıktık. Fark ettiğimiz sosyal sorunların yanına tecrübelerimizi ve vizyonumuzu ekledikten sonra ortaya bir sosyal girişimcilik projesi çıktı. C.Ç: Sosyal girişimcilik çok içgüdüsel bir kavram. Bir şeylerden rahatsızlık duyarak ve “Ben bunu değiştirmek istiyorum” diyerek yola çıkıyorsunuz. İçgüdüsel bir değiştirme dürtüsü hissetmeyen sosyal girişimcilerin ya da girişimcilerin çözüme ulaşması gerçekten de zor. E-Hastam fikri nasıl ortaya çıktı? C.Ç: Türkiye’de, özellikle koruyucu sağlık hizmetleri bünyesindeki kronik hastalıkların takibi yeterli ölçüde yapılmıyor. Dolayısıyla kronik hastalıkların ilerlemesi sebebiyle ölüm oranları da artıyor. Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı “Türkiye’de Kronik Hastalıklar ve Risk Faktörleri Çalışması”nda bahsedildiği üzere küresel bir sağlık sorunu olan kronik hastalıkların 2008 yılında tüm dünyada gerçekleşen 57 milyon ölümün yüzde 63’ünden sorumlu olduğu saptanmış. Türkiye’deyse aynı oran yüzde 80. Diğer yandan yaşlı ve engelli bireylerin en basit sağlık hizmetlerine dahi erişim sağlayamaması tespit ettiğimiz ve çözmek için gönüllü olduğumuz sorunlardan birkaçı. Tüm bu çıkarımlarla birlikte E-Hastam’ı şöyle tanımladık: Koruyucu sağlık hizmetine ihtiyaç duyan hasta ya da sağlıklı bireyler online yöntemlerle de sağlık hizmetlerine erişebilirler. İnternet üzerinden doktorlarıyla temasa geçerek, rahatsızlıklarıyla ilgili önlem alabilirler. O sıralarda elektronik ortamı simgeleyen “e” ön takısının çok popüler olması dolayısıyla bizler de çalışmamızın adının E-Hastam olmasına karar verdik. Z.A: Odağımızda koruyucu sağlık hizmetleri var ve insan odaklı çalışıyoruz. Bu sebeple de “hastam” kelimesini kullandık. C.Ç: Örneğin “tedavi” kelimesini kullanmadık. Çünkü biz hasta olmadan önceki sürece odaklanıyoruz. Aslında bakarsanız, hastalığı tedavi edici bir hizmet aldığınızda, hastalık öncesi koruyucu sağlık hizmeti dahilinde ödemeniz gereken hizmet tutarının neredeyse 10 katını ödüyorsunuz. Bu hem bütçeyi hem de hastayı çok yoruyor. İş modeliniz nasıl çalışıyor? Z.A: Hasta ve hekimlerimiz E-Hastam.com üzerinden sis
  2. 2. temimize ücretsiz kaydoluyor. Hastalarımız site üzerinden sağlık durumlarıyla ilgili akıllarına takılan ya da rahatsız oldukları her şeyi doğrudan hekimlerimize sorabiliyorlar. Bununla birlikte sistemimizdeki hekimlerden randevu da talep edebiliyorlar. Tansiyon ve şeker gibi kronik hastalıkları olan hastalarımız online olarak tahlil sonuçlarını ya da raporlarını hekimiyle paylaşıyor. Hekim ise bu verilerle online takibi sürdürebiliyor, sonuçları karşılıklı değerlendirebiliyorlar. C.Ç: Sistem üzerinden sürekli bir takip söz konusu olduğundan, herhangi bir vaka olmadan, hastalık ilerlemeden, henüz belirti aşamasındayken bunu tespit edebiliyoruz. Z.A: Hastalar, çoğu zaman iş ya da başka sebepler dolayısıyla doktora gidemiyor. Zaman ve işgücü kaybı olmadan hastalarımız sistem üzerinden koruyucu sağlık hizmetlerini sorunsuzca alabiliyorlar. C.Ç: Sistemimiz hayati geribildirimler de sunuyor. Örneğin erkekler için prostat kanseri, kadınlar için ise meme kanseri hakkında, sistemden belirli bir düzenle “Prostat testinizi yaptırdınız mı” ya da “Mamografi testinizi yaptırdınız mı” şeklinde hatırlatma mesajları geliyor. Bu bilgilendirme çalışmalarımızı, şirketlerde ve hastanelerde “Farkındalık Seminerleri” şeklinde de yapıyoruz. Doğru beslenme ve çalışan psikolojisi konularında bilgi ve deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Aynı şekilde hastanelerde hekimlerimizle de bu tarz çalışmaları sürdürüyoruz. Gelir akışı modeliniz nedir? C.Ç: Bizler başından beri bir sosyal girişimin kendi ayakları üzerinde durabilmesi için sürdürülebilir bir gelir modelinin olması gerektiğine inanıyoruz. Bu sebeple birçok model denedik. Konu sağlık olunca etik ve değer odaklı olmamız gerektiğinden iki defa düşündük. Kullanıcılar herhangi bir ücret ödemiyor, doktorlar da gönüllü. E-Hastam olarak, hastane ve şirketlerle anlaşmalar yapıyoruz. Hastanelerle yaptığımız anlaşmalarla o hastanede yer alan hekimlerimizi sisteme kayıt ederek hastalarımızla buluşturuyoruz. Z.A: Şirketlerde kanun gereği iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının bulunması gerekiyor. Bu görev tanımı da aslında işyerinde koruyucu sağlık hizmetine giriyor. C.Ç: Çalışanlar iş yoğunluğu sebebiyle sağlık hizmetlerini alOPTİMİST EYLÜL 2014 105 FOTOĞRAF: ÖZGÜR GÜVENÇ
  3. 3. mak için hafta sonlarını ya da akşam vakitlerini tercih ediyorlar. Bununla birlikte doktorlarıyla iletişimde olmaları zor hale geliyor. E-Hastam olarak sahip olduğumuz online modülümüzü, talep edilen domain adıyla, şirketlere özel olacak şekilde kurabiliyoruz. Hatta şu an bu sistemi Index Grup’ta kurduk ve çalışır halde sürdürüyoruz. Bu da E-Hastam’ın ekonomik sürdürülebilirliğini sağlayan önemli bir hizmetimiz. Kendi alanınızda karşılaştığınız dezavantajlar neler ve bunlara nasıl yaklaşıyorsunuz? Z.A: Sağlık sektöründeki en büyük dezavantaj etik ile ilgili. Sağlık, insanların en özel alanlarından biri olduğundan tüm süreçlerin yavaş adımlarla ve dikkatli olarak yapılması gerekiyor. C.Ç: İnsanların yanlış anlamlandırmalarına açık bir sektörde çalışıyoruz. Hatta bu sebeple ilaç firmalarından paydaş olarak destek ve sponsorluk almamayı prensip haline getirdik. Avantajlı olduğumuz durumsa, modelimizin içinde yer alan teknolojiyle tasarladığımız sosyal inovasyon aslında. Çünkü yakın gelecekte bu tarz online sistemler daha da artacak ve önem kazanacaklar. E-Hastam.com üzerinden sağlıkla ilgili faydalı rehberler de sunuyorsunuz… C.Ç: Google yardımıyla özellikle sağlıkla ilgili merak ettiğiniz herhangi bir şeyi aradığınızda binlerce dokümanla karşılaşır ve okumaya başlarsınız. Genelde kaynağın doğruluğunu ya da yanlışlığını sorgulamazsınız. E-Hastam üzerinde yer alan yazılar, doktorlarımızın çalışmalarından alınıyor ve E-Hastam hekimleri tarafından incelenerek sitemize ekleniyor. E-Hastam’ın geleceğinde neler var? C.Ç: Yaptığımız iş internet ve bilgi teknolojileriyle de iç içe. Mobil teknoloji ve mobil platformlar önem kazanıyor. İlk adım olarak E-Hastam için bir mobil uygulama üzerinde çalışmak istiyoruz. Bununla birlikte en büyük hayallerimizden biri de beş yıl içinde kendi Ar-Ge çalışmamızla bir giyilebilir teknoloji ürünü ortaya çıkarmak. Bu ürün yardımıyla ölçüm yaparak, mobil cihazımız aracılığıyla hastamızın sağlık kontrollerini yapıp verileri anlamlı sonuçlara dönüştürmeyi planlıyoruz. Z.A: Özellikle yürüme zorluğu yaşayan yaşlı hastalarımız için hastaneye gitmek oldukça güç hale gelebiliyor. En basit tansiyon bilgilerini bile doktorlarıyla paylaşamayabiliyorlar. Bu giyilebilir teknoloji yardımıyla hastamız tansiyon bilgisini doktoruyla paylaşıp kontrol sürecine rahatlıkla katılabilecek. Hatta doktorumuz tansiyon bilgilerini doğrudan kendi mobil cihazının ekranında anlamlandırabileceği bir grafik halinde de görebilecek. C.Ç: Giyilebilir teknoloji her ne kadar çok büyük bir pazar olsa da temel odağımız sorunun kaynağına çok net bir çözüm getirmek. Donanımı yerel olarak üreterek, yereldeki teknoloji firmalarına da destek olmak istiyoruz. Z.A: E-Hastam’ın üye sayısında büyük bir artış var. Şu an 7100 kadar hasta sistemimize kayıtlı ve 181 kişilik hekim kadromuz hastalarımıza online hizmet sunuyor. Amacımız toplumun sağlık alanında bu davranış modelini değiştirerek koruyucu sağlık hizmetine ulaşımı kolaylaştırmak olduğundan E- Hastam’ın kullanılabilirlik oranlarının artması bizler için çok önemli. Türkiye’deki yaşlı ve gençlerin pratikte bu sürece çok kolay dahil olabileceğine inanıyorum. C.Ç: Süreç boyunca birçok değerli olduğunu düşündüğümüz manevi ödüller aldık. Türkiye Bilişim Derneği’nin düzenlediği Bilişimin Yıldızları yarışmasında E-İnovasyon&E- Girişimcilik dalında ikinci olduk ve Özyeğin Üniversitesi’nin Sosyal Değişim Laboratuvarı’ndan finalist olarak mezun olduk. Bu değerli desteklerle doğru yolda olduğumuzu her zaman hissettik ve sosyal fayda yaratan E-Hastam’ın etkisini artırmaya daha da fazla gönüllü hale geldik. Önümüzdeki süreçte de hayal ettiklerimizle beraber bunun artarak devam edeceğine inanıyoruz. OPTİMİST EYLÜL 2014 106 SOSYAL GİRİŞİM “Tansiyon ve şeker gibi kronik hastalıkları olan hastalarımız online olarak tahlil sonuçlarını ya da raporlarını hekimiyle paylaşıyor. Hekim ise bu verilerle online takibi sürdürebiliyor, sonuçları karşılıklı değerlendirebiliyorlar”

×